Classed türkçesi Classed nedir
- Sınıflandırmak.
- Kategorize etmek.
- Saymak.
Classed ile ilgili cümleler
English: Tom's team was completely outclassed.
Turkish: Tom'un takımı sürklase oldu.
Classed ingilizcede ne demek, Classed nerede nasıl kullanılır?
Classed catalog : Dizgesel konu kataloğu. Kaynakçasal kimliğini verdiği kitabın içeriğini, kitaplıkta uygulanan sınıflama yönteminin simgeleriyle belirten konu fişlerinin, adı geçen simgelere göre sıralanmalarıyle oluşan konu kataloğu.
Alphabetico classed catalog : Konu fişlerinin tek bir abecesel düzende olması yerine, belli birtakım anabölümlere ve her bölüm içinde de daha alt bölümlere ayrılan ve bunların kendi içlerinde abecesel sıraya konulmasıyle oluşan katalog. Abecesel sınıflamalı katalog.
Be classed : Sınıflandırılmak. Kategorize edilmek.
Declassed : Sınıftan çıkarmak. Rütbe veya sosyal sınıfta daha alt kademeye gelmiş. Bir sınıftan ayrılmak. Daha düşük statüde olan. Konumundan düşmüş.
Outclassed : -den çok iyi olmak. Üstün olmak. -den çok üstün olmak. Üstünlük sağlamak. Sürklase etmek. Üstün gelmek. Yenmek.
Classes of copyrighted matters : Kütük işlemlerini düzenli olarak yürütebilmek ve hakların yokolmasını ve korunmasını sağlamak amacıyla yapılan sınıflar (abd nde 13 sınıf bulunmaktadır). Yapıt hakkı konusu yapıtların bölümlemeleri.
Sight saving classes : Gözleri ileri derecede bozuk olan çocuklar için düzenlenen, bol ışıklı ve içinde olağan ölçülerden daha büyük ders araç ve gereçlerinin kullanıldığı sınıflar. Göz koruma sınıfları.
Social classes : Marksçı kurama göre: üretim güçlerinin belli gelişme aşamalarında üretim araçlarını ellerinde bulundurup bulundurmama durumları, toplumsal işbölümü düzenindeki yerleri, zenginliklerini elde etmede kullandıkları araçlar ve bu toplumsal zenginliklerden aldıkları payın büyüklüğü bakımlarından birbirlerinden ayrılan geniş insan kümeleri. bir bölüm batılı toplumbilimciye göre: gelir düzeyleri, yaşama biçimleri, toplumda gördükleri saygı ölçüsü bakımlarından birbirinden ayrılan, aralarında düşey devinim olanağı bulunan insan kümeleri. Sosyal sınıflar. Sosyal tabaka. Toplumsal sınıflar. Sosyal sınıf.
Number of classes : Aralıklı ya da kümelenmiş bir dağılımda verileri anlamlı çözümlemelere elverişli bir biçimde düzenlemek üzere saptanan aralık sayısı. Bölüt sayısı.
Cyrstal classes : Kristal sınıfları. Kristal dizgelerinin, kristal bakışım derecesine göre ayrılan biçimleri. (bütün kristal dizgelerinde 32 noktasal bakışım sınıfı olabilir.).
İngilizce Classed Türkçe anlamı, Classed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Classed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sex : Cinsiyet. Eşey. Seks. Cinsel ilişki. Cinsel. Cinslik. Erkek veya dişi olma durumu, eşey. Cinsellik. Dişi ile erkeği birbirinden ayrımlı kılan fiziksel özellikler. Bitki ya da hayvanlarda dişi ya da erkek olarak adlandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu. cins.
Assorts : Tasnif etmek. Yakışmak. Ayırmak. Uymak. Türlerine göre ayırmak.
Out of use : Kullanılmayan. İşlemez. Geçersiz. Adet olmayan. Modası geçmiş. Kullanım dışı. Hizmet dışı.
Categorises : Sınıflandırma yapmak. Bir kategoriye koymak. Tasnif etmek (ayrıca categorize). Sınıflamak. Gruplar halinde düzenlemek. Vasıflandırmak. Kategorilemek. Kategoriye ayırmak.
Considers : Göz önünde bulundurmak. Düşünmek. Addetmek. Göz önünde tutar. Saygı göstermek. Hesaba katmak. Dikkate almak. Göz önüne almak. Göz önünde tutmak. Görmek.
Aggregation : Birikim. Birleştirme. Yığın. Agregasyon. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Toplama. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplanma. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Küme.
Assemblage : Toplanma. Toplantı. Küme. Bir araya toplanma. Topluluk. Montaj. Birleştirme. Meclis. Bir araya toplama. Kalabalık.
Paradigm : Kip. Paradigma. Örnek. Numune-i imtisal. Örnekçe. Dizi. Çekim örneği. Biyokimyada deneysel bir model veya örnek. Paradizm.
Calculates : Endazeye vurmak. İhtimal vermek. Hesap kitap yapmak. Planlamak. Hesap etmek. Tasarlamak. Bel bağlamak. Hesaplamak. Ölçüp biçmek. Tahmin etmek.
Class : Kategorilere ayırmak. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Sınıf. Ders. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Ayırmak. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Klas.
Classed synonyms : brass family, superphylum, substitution class, histocompatibility complex, obstructed, nonopening, woodwind family, unopen, violin family, categorizing, syntactic category, stamp, conjugation, categorize, assumes, categorise, assume, category, count, allow, categorized, count in, consist of, calculate, family, categorised, sealed, classifies, shut, accumulation, consider, collection, blocked.
Classed zıt anlamlı kelimeler, Classed kelime anlamı
Unsealed : Mühürsüz. Mührü kırılmış. Sonuçlandırılmamış. Mühürü açılmış. Açılmış. Mühürlenmemiş. Açık.
Open : Yarılmak. Dürüst. Karara bağlanmamış. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İçten. Deşmek. Ferah. Kısık olmayan (ses). Bildirmek. Açık (kapı).
Unobstructed : Açık. Kapatılmamış. Engellenmemiş. Tam. Tıkanmamış. Engelsiz.
Classed antonyms : nonstandard.

Bu kısımda Classed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Classed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Classed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Classed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.