Clawing türkçesi Clawing nedir

Clawing ile ilgili cümleler

English: "Thank you for clawing me," Taninna told her cat.
Turkish: Taninna kedisine "Beni tırmaladığın için teşekkür ederim" dedi.

Clawing ingilizcede ne demek, Clawing nerede nasıl kullanılır?

Claw back : Dolaylı yollardan geri almak. Kaptırmamak. (parasını) kaptırmamak. Geri almak.

Claw bar : Domuz tırnağı manivela. Çatal kıskaç. Sökü manivelası. Sivri uçlu demirleri çekmesi için bir kıvrımla bir ucunda tırmık olan kazayağı.

Claw bunch : Pençe demet. Süt sağım makinesinde, dört meme başına takılan sağım başlıkları va hortumlarıyla birlikte süt pençesini içine alan grup.

Claw clutch : Tırnaklı kavrama. Kurtağızlı kavrama. Kurt ağızlı kavrama.

Claw coat : Frak.

Claw hold of : Kıstırmak. Tutmak. Yakalamak.

Claw off : Volta yaparak karadan kurtulmak. Volta ederek karadan kurtulmak.

Claw off shore : Volta yaparak karadan kurtulmak.

Bear claw : Ayı pençesi. Pençeli. Ladin gibi bazı ağaç türlerinden elde edilen, üzerinde bir ayı tarafından pençelenmişçesine figürler bulunan kereste.

Claw hammer : Çatal ağızlı çekiç. Tırnak çekici. Domuz tırnağı çekiç. Çatal çekiç. Domuztırnağı çekiç. Arka ucu çatallı çekiç.

 

İngilizce Clawing Türkçe anlamı, Clawing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clawing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cut the gordian knot : Problemi ustalıkla çözmek. Son anda çözüm bularak kurtulmak. Paçayı sıyırmak. Düğümü çözmek. Bir çıkmazı çözmek. Bir sorunu çözmek. Sorunu çözmek.

Cobble : Taşla kaplamak. Tamir etmek ayakkabı. Uyduruvermek. Boyu 64-250 mm. olan yassı çay taşı. Taş döşemek. Arnavut kaldırım taşı. Kaba çakıl. Ayakkabı tamir etmek. Yassı çakıl.

Help out : Yardımda bulunmak. Yardım etmek. Çıkarmak. Kurtarmak. Salıvermek.

Fall out with : Birbirine girmek. Bozuşmak. Papaz olmak. Birbirine girme. Külahları değişmek. Arası açılmak. Atışmak. Kavga etmek.

Impinged : Vurmak. Çarpmak. Etkilemek. Tecavüz etmek.

Quarrel : Bozuşmak. Atışma. Kavga nedeni. Tartışmak. Küsmek. Kavga etmek. Atışmak. Çekişmek. Uyuşmazlık. Kavga.

Irritates : İrite etmek. Sinir etmek. Azdırmak. Kurcalamak. Sinirlendirmek. Öfkelendirmek. Kaşındırmak. Tahriş etmek. Rahatsız etmek.

Transposition : Transpozisyon. Transpoziyon. Bir organın olmaması gereken bir yerde bulunması. bir doku parçasını kesip başka bir yere yapıştırma ameliyatı. bir genin veya genlerin hücrede bir kromozomdan diğerine veya aynı kromozom içerisinde yer değiştirmesi. Dna transpozisyonu. Yerdeğiştirme. Yer değiştirme. Yerini değiştirme. Bir dizeyin diksıralarını yansıra, yansıralarını diksıra yapma işlemi. Denklemin diğer tarafına geçirme. Çaprazlama (kablo).

 

Stopping : Kesilme. Dolgu. Seyahat programı. Tıkama. Diş dolgusu. Durdurma. Tevakkuf. Durma. Tevkif. İstop.

Scrabbles : Eşelemek. Acele ile yazmak. Tırmalanmak. Karalama. Çızıktırmak. Çiziktirmek. Kargacık burgacık yazmak. Aramak. Karalamak.

Clawing synonyms : cleanup, musical performance, piping, sanitisation, improvement, lacerating, sole, washup, talons, have a bash at, sanitation, paw, beat the rap, sterilization, fallen back on, irritate, fall foul, spring cleaning, jar on, impinging, fall back upon, pounce, dry cleaning, cobbling, sterilisation, thrust out hand, lay hands on, scouring, go at it hammer and tongs, scratch, scrub, scratches, housecleaning.

Clawing zıt anlamlı kelimeler, Clawing kelime anlamı

Detach : Çıkarmak. Koparmak. Ayırmak. Kaldırmak. Kopmak. Ayrılmak. Sökmek. Kesip ayırmak. Çıkmak.

Opening : Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Genişlik derecesi. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur.