Cleansing türkçesi Cleansing nedir

  • Temizleyici.
  • Temizleme.
  • Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş filmi, bu kirlerden arındırma işi.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Arındırıcı.

Cleansing ile ilgili cümleler

English: It's not a toothpaste, it's a face-cleansing foam!
Turkish: Bu, diş macunu değil, yüz temizleme köpüğü!

Cleansing ingilizcede ne demek, Cleansing nerede nasıl kullanılır?

Cleansing agent : Temizleme şirketi. Temizlik ürünü. Temizlikte kullanılan madde. Deterjan. Temizleyici. Temizlik malzemesi.

Boiler cleansing compound : Kazantaşı çözücüsü. Kazan taşı çözücüsü.

Bosnian ethnic cleansing : Bosna etnik temizliği.

Cleans : Almak. Arındırmak. Temizlemek. Arıtmak. Bitirmek. Temizlenmek. Tanzif etmek. Boşaltmak. Parlatmak. Yıkamak.

Cleansable : Temizlenebilir. Yıkanabilir veya durulanabilir.

Cleanser : Temizlikçi. Açmalık. Temizlik maddesi. Temizleyici. Arındırıcı madde. Sabun. Temizleyici madde. Temizleme maddesi.

Cleansers : Temizlik maddesi. Sabun. Temizleyici. Temizlikçi. Temizleyici madde. Arındırıcı madde. Açmalık. Temizleme maddesi.

Cleanses : Arındırmak. Temiz yapmak. Tedavi etmek. (yara) temizlemek. İyileştirmek. Arıtmak. Temizlemek. Tertemiz yapmak. Arıtma yapmak.

Fum cleanser : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Temizleme ilacı. Temizlemeyi sağlayan kimyasal eriyik çeşitleri.

 

Cleanse : (yara) temizlemek. Tertemiz yapmak. Temiz yapmak. Temizlemek. Arıtma yapmak. Arındırmak. Arıtmak. İyileştirmek. Tedavi etmek.

İngilizce Cleansing Türkçe anlamı, Cleansing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cleansing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Housecleaning : Ayıklama. Ev temizliği.

Effacer : İmha edici. Yok edici. Silici. Yokedici. Bozucu.

Purifiers : Arıtma sistemi. Sasör. Arıtıcı. Arıtma cihazı. İrmik sasörü. Arıtma makinesi.

Improvement : Islah. İyileştirme. Bulguda düzeltilmesi gereken nitelikleri yerine getirme. Kalkındırma. Sağlıklaştırma. İyileşme. Düzelti. Değerlendirme. Verimli hale getirme. İlerleme.

Clarifying : Arıtmak. Süzmek. Aydınlanmak. Açıklamak. Temizlemek. Berraklaştırma. Berraklaşmak. Temizlenmek. Arınmak.

Disinfector : Dezenfektör. Dezenfektan. Dezenfektan maddelerin uygulanmasında kullanılan araç. Dezenfekte aygıtı. Etüv. Mikrop öldürücü. Dezenfekte edici. Dezenfekte eden.

Cleanings : Temizliyor. Temizlik. Kuru temizleyiciye gönderilen giysi vb. Arıtma. Ayıklama. Paklama. Ot ayıklama. Tanzif.

Decontaminations : Kirlilik giderme. Sağlıklı hale getirme. Kir giderme. Arıtma. Dezenfekte. Arındırma. Bir maddedeki zararlı radyoaktif cisimleri ayırmak. Dekontaminasyon. Zararlı maddelerden arındırma.

Spring cleaning : Bahar temizliği.

Expurgators : Terbiye eden. Sakıncalı malzemeleri kaldıran kimse (özellikle kitaplardan). Ayıklayan. Arıtma sistemi. Arıtıcı. Arıtan. Sansürleyen.

Cleansing synonyms : sanitisation, cleanup, purging, deflator, depilation, depuration, disinfestation, clearance, purifying, dry cleaning, cleanser, depuratory, aperitive, ablution, clearances, expurgator, decontamination, detergent, cleansing agent, clarifications, ablutionary, cleaning, degreasing, detersive, depurant, sterilisation, clarification, bathing, purification, effacers, scouring, kathartic, purifier.

 

Cleansing zıt anlamlı kelimeler, Cleansing kelime anlamı

Adulterating : Yabancı madde karıştırarak. İçine yabancı madde katmak. Seyreltmek. Değerini düşürmek. Bozmak. Yabancı madde katmak. Hileli. Hile katmak. Karışık. Saflığını bozmak.

Septic : Mikroorganizmalarla bulaşmış olan, mikroplu. Kan zehirlenmesi yapan madde. Abd'li. Mikroplu. Septik. Çürütücü.