Clarifying türkçesi Clarifying nedir

  • Durulmak.
  • Berraklaştırmak.
  • Durultma.
  • Arıtmak.
  • Temizlenmek.
  • Aydınlığa kavuşturmak.
  • Aydınlatan.
  • Temizlemek.
  • Temizleme.
  • Arınmak.
  • Aydınlatma.
  • Açıklamak.
  • Aydınlanmak.
  • Süzmek.
  • Berraklaşmak.
  • Berraklaştırma.

Clarifying ile ilgili cümleler

English: I appreciate your help in clarifying this.
Turkish: Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için yardımınıza minnettarım.

Clarifying ingilizcede ne demek, Clarifying nerede nasıl kullanılır?

Clarifying agent : Arıtıcı madde. Tasfiye maddesi. Arıtma maddesi.

Clarify : Açıklamak. Anlaşılır olmak. Aydınlanmak. Açıklanmak. Açıklık getirmek. Aydınlatmak. Arıtmak.

Clarifiable : İzah edilebilir olan. Açıklanabilir.

Clarificate : Aydınlatmak.

Clarification : Durulma. Arıtma. Belirtme. Açıklığa kavuşturma. Aydınlatma. Durultma. Açılma. Açıklama. Bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması. Açıklığa kavuşma.

Clarifiers : Arıtıcı. Durultucu. Arıtma aygıtı. Berraklaştırıcı. Çöktürme havuzu. Temizleyen şey veya kimse.

Clarified : Durulmak. Temizlenmek. Belirginleşen. Aydınlatılmış. Açıklamak. Berraklaştırmak. Temizlemek. Aydınlığa kavuşturmak. Arınmak. Berraklaşmak.

Juice clarification : Şerbet tasfiyesi.

Clarifier unit : Pissu temizleme döşemlerinde yumaklaşmış maddelerin çöktürüldüğü havuz. Çöktürme havuzu.

 

Water clarifier : Su arıtacı. Su arıtıcı.

İngilizce Clarifying Türkçe anlamı, Clarifying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clarifying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clean up : Vurgun vurmak. Düzeltmek. Kazanmak (çok para). Çok kar etmek. Yoluna koymak. Kurtarmak. Tertemiz yapmak. Kırmak. Temizlik yapmak.

Unknit : Aydınlatılmış olan. Söken. Çözen. Çözülmüş olan.

Sublimes : Ulvileşmek. Süblimleşmek. Yükseltmek. Yükselmek. Süblimleştirmek. Bilinç altındaki güdüleri yönetmek. Yüceleştirmek. Yüceltmek.

Attests : Onaylamak. İspat etmek. Doğrulamak. Beyan etmek. İddia etmek. Delalet etmek. Bildirmek. Yemin ettirmek. Kanıtlamak.

Decants : Dikkatle boşaltmak. Boşaltma. Boşaltmak. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Şişeden sürahiye boşaltmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Dökme. Tortusundan ayırmak. Bir kaptan diğerine aktarmak.

Bolts : Çekilmek (partiden). Kaçmak. Sürgülemek. Tüymek. Fırlamak. Cıvata dişleri. Tülbentten geçirmek. Elemek. Tıkınmak.

Clarification : Açılma. Açıklığa kavuşturma. Bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması. Belirtme. Açıklığa kavuşma. Açıklık kazanma.

Cleanse : Temiz yapmak. Tedavi etmek. Arıtma yapmak. Arındırmak. (yara) temizlemek. Tertemiz yapmak. İyileştirmek.

Calming down : Durgunlaşmak. Yatıştırmak. Sakinleşmek. Sakin olma. Sakinleştirme. Sakin olmak. Mayna olmak. Yatışmak. Öfkesi yatışmak.

Crystallise : Belirginleştirmek. Kristal hale getirmek. Işık tutmak. Açıklığa kavuşturmak. Kristal hale gelmesine neden olmak. Billurlaştırmak. Açıklık getirmek. Aydınlatmak. Billurlaşmak.

 

Clarifying synonyms : cleared, contemplated, fining, cutthroats, decant, account, be cleaned, account for, cutthroat, depurant, wash, bolt, purify, purified, assert, brighten up, cleaned, enlightenment, elucidators, clearing up, enlighten, chast, cleansing, absterge, brightens, enlightment, crystalize, explainer, informative, brighten, bolted, edification, clearing.

Clarifying zıt anlamlı kelimeler, Clarifying kelime anlamı

Clarifying antonyms : uninstructive.