Clarify türkçesi Clarify nedir

Clarify ile ilgili cümleler

English: I appreciate your help in clarifying this.
Turkish: Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için yardımınıza minnettarım.

English: We will clarify what is true and what is false.
Turkish: Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu açığa kavuşturacağız.

English: We need to clarify a few details.
Turkish: Birkaç ayrıntıyı aydınlığa kavuşturmamız gerekiyor.

English: Before we examine Emmet's theory, we must clarify the concept of 'internal symmetry.'
Turkish: Emmet'in teorisini sınamadan önce, iç simetri kavramını aydınlığa kavuşturmalıyız.

English: Some conversations clarify mistakes and misunderstandings.
Turkish: Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.

Clarify ingilizcede ne demek, Clarify nerede nasıl kullanılır?

Clarifying : Berraklaştırma. Temizlemek. Arınmak. Aydınlanmak. Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlatan. Aydınlatma. Berraklaşmak. Durulmak. Arıtmak.

Clarifying agent : Tasfiye maddesi. Arıtma maddesi. Arıtıcı madde.

Clarifiable : İzah edilebilir olan. Açıklanabilir.

Clarificate : Aydınlatmak.

Clarification : Açıklık kazanma. Durulma. Açıklığa kavuşturma. Açılma. Açıklığa kavuşma. Temizleme. Durultma. Aydınlatma. Belirtme. Arıtma.

 

Clarifier : Berraklaştırıcı. Durultucu. Arıtma aygıtı. Arıtıcı. Çöktürme havuzu. Temizleyen şey veya kimse.

Waste water clarification : Atık su durultumu. Artık su durultumu.

Clarifiers : Temizleyen şey veya kimse. Arıtma aygıtı. Berraklaştırıcı. Arıtıcı. Çöktürme havuzu. Durultucu.

Note of clarification : Açıklama müzekkeresi.

Clarified : Berraklaştırmak. Süzmek. Aydınlığa kavuşturmak. Berraklaşmak. Arıtmak. Aydınlanmak. Temizlemek. Aydınlanmış. Belirginleşen. Temizlenmek.

İngilizce Clarify Türkçe anlamı, Clarify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clarify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear : Tamamen. Uzağa. Temiz. Bütünüyle. Temize çıkarmak. Net. Defolmak. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Berraklaşmak. Belirgin.

Attest : Delalet etmek. İddia etmek. Onaylamak. Yemin ettirmek. Beyan etmek. Bildirmek. Doğrulamak. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Tasdiklemek. İspat etmek.

Brightens : Mutlu olmak. Canlanmak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Neşelendirmek. Aydınlık olmak. Parlatmak. Canlandırmak. Canlılık vermek (bir yere).

Defogged : Bir şeyden sis kaldırmak. Sisten arındırmak. Bir şeye açıklık getirmek.

Sort out : İcabına bakmak. Seçip ayıklamak. Düzeltmek. Açıklığa kavuşturmak. Işık tutmak. Seçip ayırmak. Halletmek. Tasnif etmek. Problemi çözmek.

Crystallize : Billurlaşmak. Kristalize etmek. Belirginleştirmek. Kristalleştirmek. Aydınlığa kavuşturmak. Billurlaştırmak. Tebellür etmek. Belirginleşmek. Işık tutmak.

 

Brightened : Parlatmak. Canlanmak. Neşelendirmek. Aklamak.

Exposit : Sergileme. Açığa çıkartma.

Enlighten : Tenvir etmek. Işık tutmak. Açıklığa kavuşturmak. Bilgilendirmek. Öğretmek. Bilgi vermek. Aydınlığa kavuşturmak.

Cleared : Seyretmek (gemi). Dağılmak. Berraklaşmak. İlişkisiz. Tahliye etmek. Temize çıkarmak. Limana giriş veya çıkış izni almak. Aklamak. Gümrükten çekmek. Kaldırmak.

Clarify synonyms : crystalise, account for, become clear, civilizing, dilate, explicate, be explained, expatiate, account for something, expand, cast light, charge, convert, expound, bring to light, assert, defecates, civilizes, elucidate, modify, cast light upon, defecating, crystallise, accounted, brighten, cutthroats, cutthroat, defogs, attests, crystallised, account, enlarge, cleans.

Clarify zıt anlamlı kelimeler, Clarify kelime anlamı

Mystify : Anlaşılmasını güçleştirmek. Şaşkınlık uyandırmak. Gizemli bir hava vermek. Şaşırtmak. Esrarengiz göstermek. Hayret uyandırmak. Meraklandırmak. Kafasını bulandırmak. Aklını karıştırmak. Hayret ettirmek.

Obfuscate : Sersemletmek. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Perde çekmek. Karartmak. Allak bullak etmek (zihnini). Örtmek. Gizlemek.

Contract : Mukavele. Bağıtlaşmak. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Buruşturmak. Sözleşme. (hastalığa) yakalanmak. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma. Ölçüsünü küçültmek. Anlaşma yapmak.

Clarify ingilizce tanımı, definition of Clarify

Clarify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fine. To grow or become clear or transparent. To make clear or bright by freeing from feculent matter. Said of liquids, as wine or sirup. To become free from feculent impurities, as wine or other liquid under clarification. To defecate.