Coagulating türkçesi Coagulating nedir

Coagulating ingilizcede ne demek, Coagulating nerede nasıl kullanılır?

Noncoagulating : Koyulaşmayan. Pıhtılaşmayan. Donmayan.

Coagulation : Koagülasyon. Topaklaşma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kimyasal reaksiyonlarla sıvı halden, pelte veya katı durumuna geçme, kan pıhtılaşması. koagülasyon. Genellikle bir pıhtılaştırma faaliyetini hızlandırıcı yardımıyla pelteleştirme işlemi. Bir sıvının kimyasal faktörlerle akıcı özelliğini kaybederek katılaşması. kan pulcuklarının kümelenerek pıhtı oluşturması. fibrinojen fibrine dönüşerek bir ağ oluşturur. bu ağ kan pulcuklarına bağlı fibrin lifleri ve ağın içine toplanmış hücresel elemanlardan oluşur. proteinlerin ısı, kuvvetli asit, alkali vb. maddelerin etkisiyle erimeden çökmesi, koagülasyon. Pissu içinde bulunan asılı maddelerin, kolay ayrılabilmeleri için kimyasal maddeler yardımıyla pıhtı haline getirilmesi. Pıhtılaştırma. Pıhtılaşma. Bir sıvının akıcı niteliğini kaybederek pelte kıvamında kitle durumuna dönüşmesi, koagülasyon.

Coagulation factor : Pıhtılaşma faktörü. Koagülasyon. Kanın pıhtılaşması için gerekli olan kandaki faktörlerden (faktör ı'den 13'e kadar) her biri. Pıhtılaşma ajanı. Kan pıhtılaşmasına giren herhangi bir protein grubu. faktör vııı (antihemofili faktörü), fibrinojen, protrombin gibi.

 

Coagulation liquid : Pıhtılaştırma sıvısı.

Coagulation necrosis : Koagülasyon nekrozu. Sitoplazma proteinlerinin pıhtılaşmasıyla belirgin nekroz tipi. en tipik olarak infarktüs gibi yerel iskemi olaylarında biçimlenir, koagülasyon nekrozu. Pıhtılaşma nekrozu.

Postmortem blood coagulation : Ölümden hemen sonra kanın damarlarda pıhtılaşması, postmortem kan pıhtılaşması, hlk. alaka. Ölüm sonrası kan pıhtılaşması.

Disseminated intravascular coagulation : Dissemine intravasküler koagülasyon. Dissemine intravasküler koagulasyon. Yaygın damariçi pıhtılaşması. Endotelde yaygın zedelenme veya pıhtılaşma sisteminin iç ve dış nedenlerle uyarılması sonucu, pıhtılaşma sisteminin patolojik etkinleşmesiyle arteryollerde ve kılcal damarlarda kanın damar içi pıhtılaşması, diffuz intravasküler koagülasyon, dissemine intravazal koagulasyon, fibrinsizleşme sendromu, tüketim koagülopatisi, dıc. birçok hastalığın yaygın ve önemli bir ara mekanizmasıdır. Yaygın damar içi pıhtılaşma. Dıc. Disemine intravasküler koagülasyon.

Coagulations : Pıhtılaştırma. Topraklanma. Pıhtılaşma. Koagülasyon. Topaklaşma. Katılaşma.

Anticoagulative : Koagülasyonu önleyen (tıp veya medikal terimi). Pıhtıönler. Pıhtılaşmayı önleyen.

Coagulative : Pıhtılaşmaya neden olan. Pıhtılaşmaya eğilimi olan. Kalınlaşmaya eğilimi olan. Pıhtılaştırgan. Bir pıhtılaşma ajanına ait. Pıhtılaşmış.

İngilizce Coagulating Türkçe anlamı, Coagulating eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Coagulating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flocculating agent : Yumaklaştırıcı kimyasal.

Coagulations : Pıhtılaşma. Koagülasyon. Katılaşma. Topraklanma. Topaklaşma.

Action : Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Olgu. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Kuvvet. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Askeri harekat. Çarpışma. Etki. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Coagulants : Pıhtılaşmaya sebep olan madde.

Congelation : Pıhtılaşma. Donma. Donmuş madde. Dondurma. Konjelasyon.

Coagulant : Topaklaştırıcı. Pıhtılaşmaya neden olan. Curuf toplayıcı. Koagülan. Pıhtılaştırıcı madde. Koagülant. Pıhtılaşmaya sebep olan madde.

Coagulator : Pıhtılaşmaya sebep olan madde. Pıhtılaştırıcı madde. Kanın pıhtılaşmasına sebep olan madde. Pıhtılaşmaya neden olan madde.

Coagulators : Pıhtılaşmaya neden olan madde. Pıhtılaştırıcı madde. Kanın pıhtılaşmasına sebep olan madde. Pıhtılaşmaya sebep olan madde.

Congealment : Donma. Dondurma. Pıhtılaşma.

Coagulating synonyms : natural process, natural action, coagulatory, flocculant, curdling, blood clotting, thermocoagulation, clotting, blood coagulation, coagulation, activity.