Coastal current türkçesi Coastal current nedir

  • Gelgit akıntılarında olduğu gibi, varlığı ve etkisi kıyı bölgelerinde, özellikle haliçlerde duyulan akıntılara verilen genel ad.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Sahil akıntısı.
  • Kıyı akıntısı.

Coastal current ingilizcede ne demek, Coastal current nerede nasıl kullanılır?

Coastal : Sahile ait. Sahil boyunca. Kıyı (ile ilgili). Kıyısal. Sahil. Kıyı ile ilgili. Kabotaj. Sahille ilgili. Kıyı. Sahil devriye uçağı.

Current : Geçer. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan. Akarsu debisi. Akım. Birim zamanda, dik bir kesitten geçen özdek, kıvıl yük vb. ilişkin nicelik. Bugünkü. Cari. Elektriğin bir yöne akışı. Elektrik yükünün aktarım hızı.

Coastal area : Kıyı alanı. Sahil sahası. Kıyı bölgesi. Sahil alanı.

Coastal command : Sahil komutanlığı.

Coastal dune : Kıyı kumulu. Kalın kum örtüsüyle kaplı, deniz yönünden gelen egemen rüzgarların oluşturduğu, kumul tepeciklerinin yaygın biçimde bulunduğu dar ya da geniş kıyı şeridi. Sahil kumulu.

Coastal fisheries : Kıyı balıkçılığı. Kıyıdan yapılan veya kıyıdan fazla uzaklaşmadan bir gün içerisinde avlanılıp limana dönülme biçiminde yapılan, gidiş geliş süreleri dahil avcılığın başlamasından bitimine kadar geçen süre iki haftayı geçmeyen, avını normal olarak taze, zaman zaman da buzlanmış durumda pazara aktaran balık avcılığı.

 

İngilizce Coastal current Türkçe anlamı, Coastal current eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coastal current ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Air route : Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası.

Agricultural production : Tarımsal üretim. Zirai üretim. Sebze. Tarım üretimi. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

 

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Coastal current synonyms : littoral current, adventife cone, ageing of the population, agricultural co operative, afforestation, alluvial deposit, aluvial terrace, agrarian geography.