Current türkçesi Current nedir
- Akıntı.
- Şimdiki.
- Genel.
- Akım.
- Düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım.
- Suyun akışı.
- Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları.
- Bugünkü.
- Birim zamanda, dik bir kesitten geçen özdek, kıvıl yük vb. ilişkin nicelik.
- Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır.
- Olagelen, geçerli, yürürlükte olan.
- Geçer.
- Geçerli.
- Akarsu debisi.
- Cari.
- Elektriğin bir yöne akışı.
- Güncel.
- Yaygın.
- Tedavüldeki.
- Elektrik yükünün aktarım hızı.
- Şu anki.
Current ile ilgili cümleler
English: Ali is Mary's current boyfriend.
Turkish: Ali Mary'nin şimdiki erkek arkadaşıdır.
English: Ali found the report on a current website.
Turkish: Ali raporu güncel bir web sitesinde buldu.
English: Ali is perfectly satisfied with his current salary.
Turkish: Ali şu anki aylığından tamamen memnun.
English: Ali suggested that Mary should resign from her current job and find another one.
Turkish: Ali Mary'nin şu anki işinden istifa etmesi ve yeni bir tane bulması gerektiğini önerdi.
English: Ali was excited about the new job offer since he'd felt stagnant and unappreciated in his current position, but when he told his boss that he was thinking about leaving, his boss told him that a promotion and a pay raise were in the offing if he would stay, so it left Ali in a quandary about what to do.
Turkish: Ali şu anki görevinde durgun ve takdir edilmemiş hissettiğinden dolayı yeni iş teklifi hakkında heyecanlıydı fakat patronuna ayrılmayı düşündüğünü söylediğinde patronu ona eğer kalırsa bir terfi ve zammın yakında olduğunu söyledi bu yüzden Tom'u ne yapacağı konusunda ikilem içinde bıraktı.
Current ingilizcede ne demek, Current nerede nasıl kullanılır?
Current account : Cari hesap. İki şirket arasında cari işlemler hesabı. Cari işlemler hesabı. Vadesiz mevduat. İşler sayışım. Hesabı cari. Cari hesap veya işlem. Birbiriyle sürekli iş ilişkisinde bulunan iki kişinin karşılıklı borç ve alacaklarını her defasında nakden ödeyip tahsil etmek yerine bunları borç ve alacak kalemleri halinde bir hesaba yazıp, belirlenen bir tarihte hesabın kesilmesiyle doğacak bakiyeyi borçlu durumdaki tarafın alacaklısına ödeyeceğine ilişkin sözleşme. Geçerli sayışım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Current account balance : Cari işlemler bilançosu. Cari işlemler dengesi. Cari işlemler bilançosunda yer alan mal, hizmet dışsatımından ve tek yanlı transferlerden elde edilen döviz gelirlerinin; mal, hizmet dışalımı ve tek yanlı transferler için yapılan döviz giderlerine eşit olması. Cari denge.
Current account bankbook : Cari hesap defteri. Geçici kabul ve muaflık rejimleri kapsamında her dışalımcıya yeteri kadar sayfa ayırarak dışalımcıyı ve dışalımı yapılan eşyayı izlemek amacıyla gümrük idarelerince tutulan defter. bankaların açtıkları mevduat hesabı karşılığında hesap hareketlerini izlemek amacıyla müşterilerine verdikleri belge.
Current account credit : Cari hesap kredisi. Gerçek kişilerin nakit; işletmelerin işletme sermayesi gereksiniminin karşılanması amacıyla belli bir limit içerisinde kullandırılan ve cari hesap üzerinden verilen kısa vadeli bir tür kredi.
Current account surplus : Cari fazla. Cari hesap fazlası. Cari işlemler bilançosunda yer alan mal, hizmet dışsatımından ve tek yanlı transferlerden elde edilen döviz gelirlerinin; mal, hizmet dışalımı ve tek yanlı transferler için yapılan döviz giderlerinden fazla, yani cari işlemler dengesinin artı verdiği durum. Cari işlemler fazlası. Cari işlemler bilanço fazlası.
Current address : Geçerli adres. İkamet adresi.
Current accounts deficit : Cari işlemler açığı. Cari işlemler bilançosunda yer alan mal, hizmet dışsatımından ve tek yanlı transferlerden elde edilen döviz gelirlerinin; mal, hizmet dışalımı ve tek yanlı transferler için yapılan döviz giderlerinden az, yani cari işlemler bilançosunun eksi verdiği durum.
Current amplification : Akım yükseltilmesi.
Current antinode : Akım antinodu.
Current annotation : Geçerli ek açıklama.
İngilizce Current Türkçe anlamı, Current eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Current ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Movement : Bağırsakların çalışması. Hareket. Taşıma. Eylem. İstidat. Mekanizma. Hareket yapımı. Aklı. Dans hareketi. Hayat.
Up to date : Yenilenmiş. Eksiksiz. Zamane. Çağdaş. Günümüze uygun. Modern. Modaya uygun. Güne uygun olarak.
Orthodox : Ortodoks. Doğru. Akılcı. Alışılmış. Kabul edilmiş. Herkesin inandığına inanan. Geleneksel. Hıristiyanlığın büyük mezheplerinden biri olan ortodoksluğu benimseyen kişi.
Underway : Çalışma halinde. İlerleme halinde. Seyirde. Gelişmekte. Altta yatan. Yolunda. Yapı halinde. Başlamış. Bir yolcuğuğa başlayan (özellikle su aracıyla, tekneyle). Seyir halinde.
On line : Bilgisayar ağına başlanmış olarak. Hat üzerinde. Bağlantılı. Yağ geçit borusu. Hatta-bağlı. Giriş verilerinin oluştuğu yerde, anında girildiği, çıkış verilerinin gereksenen yerde, anında kullanıma sokulduğu herhangi bir donanım vb. kaynağın bu niteliğine ya da bu tür kullanım biçimine değgin. süreç denetim, endüstride çevrimiçi bilgisayar kullanımı için önemli bir örnektir. Onlayn. Çevrim-içi. İnternete bağlı.
Currents : Cereyan. Eğilim.
Passable : Muteber. Fena değil. Geçirilebilir. Geçilebilir. Geçit verir (yol). Kabul edilir. Aşılabilir. Orta. İyi.
Actual : Asli. Eylemsel. Gerçek. Mevcut. Fiili. Aktüel. Hakiki. Eylemli. Asıl.
Existing : Olma. Hali hazırdaki. Mevcut. Halihazırdaki. Varolan. Var olan. Var olma. Şu andaki.
Common : Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Toplumsal. Ortamalı. Ortak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Kaba. Sıradan. Yalpı. Adi.
Current synonyms : occurrent, electrical phenomenon, thermionic current, on going, ruling, circulation, reed, comprehensives, circulating, catholic, available, existents, applicable, received, driftiest, epidemic, expansive, in effect, in use, disseminated, newsworthy, acceptable, of today, hep, afoot, latest, circuit, rife, all comprehensive, effluences, familiar, eligible, up to dateness.
Current zıt anlamlı kelimeler, Current kelime anlamı
Old : İhtiyarlamak. Yaşlı. Eski. Kart. İhtiyar. Köhne. Deneyimli. Büyük. Eskimiş. ...yaşında.
Current antonyms : nonmodern, noncurrent.
Current ingilizce tanımı, definition of Current
Current kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Running or moving rapidly. That which resembles a stream in motion. Onward motion. Hence: A body of fluid moving continuously in a certain direction. A stream. Esp., the swiftest part of it. As, a current of electricity. As, a current of water or of air. A flowing or passing.

Bu kısımda Current kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Current ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Current anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Current ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.