Coders türkçesi Coders nedir

  • Şifreleyen kimse.
  • Kodlayan kimse.
  • Kodır.
  • Kodlayıcı.

Coders ingilizcede ne demek, Coders nerede nasıl kullanılır?

Decoders : Şifre çözücü. Kodçözücü. Şifreli yayını çözen aygıt. Kod açar. Kod çözücü. Sinyal çözücü.

Encoders : İletmeç. Kodlayıcı. Kodlayan (kişi). Sinyal kodlayıcı. Kodlayan. Kriptocu. Eşgeçerlilik. Şifreleyen. Mesajları kodlayan kimse veya şey.

Vocoders : Ses kodlayıcı. Ses kodlayıcısı. Filtre kullanarak ses veya konuşma dizisini ayrı bölümlere ayıran ses analiz aygıtı (voice coder olarak da bilinir).

Colour coder : Renk kodlayıcı.

Coder : Renkli televizyonda, alıcıdan gelen üç birincil renkle ilgili imleri, bileşik im biçimine sokarak yayına hazırlayan aygıt. Renk bileştirici. Şifreleyen kimse. Kodlayıcı. Kodlayan kimse. Kodır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Mycoderma : Mikoderma.

Counter decoder : Sayaçlı kodçözücü.

Candida mycoderma : Candida. Candida mycoderma.

Counting decoder : Sayaçlı kod çözücü.

Colour decoder : Renk çözücü.

İngilizce Coders Türkçe anlamı, Coders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smother : Boğarak öldürmek. Kontrol altına almak. Boğmak. Bunaltmak (duman veya havasızlık). Gelişmesini engellemek. Yenilmek. Bastırmak. Boğmak (yastık veya battaniye vb ile). Boğularak ölmek (dumandan veya havasızlıktan). Havasız bırakarak söndürmek (yangını).

 

Modernness : Asrilik. Modernlik. Bozukluk. Çağdaşlık. Çağcıllık.

Coat : Sarmak. Tabaka. Sürmek (boya veya sıva). Giydirmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kaplama. Kaplamak. Ceket. Post. Kürk.

Contact : Değdirme. Konuşmak. Temas etmek. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme. Bağlantı kurmak. Bir elektrik çevrimini bütünlemek için iki çevrim öğesinin birleşmesi. Temasa geçmek. İrtibat kurmak. Dokunma. Bağlantı kurulan kimse.

Red brick : Kırmızı tuğla.

Adjoin : Yan yana olmak. Yan yana koymak. Katmak. Bitiştirmek. Eklemek. Bitişik olmak.

Grass : Çayır. Esrar. Çim. Otlatmak. Ot yemek. Çayıra salmak. Otlak. Çimen. Vurmak kuş. Marihuana.

Blanket : Sarıp sarmalamak. Bütün olasılıkları içeren. Örtmek. Battaniye. Sınırsız. Battaniye ile örtmek. Battaniye ile zıplatmak. Engel olmak. Üretken bölge.

Touch : Boy ölçüşmek. Para sızdırmak. Taç. Tamamlayıcı ilave. Dokunmak. Elini sürmek. Duygulandırmak. Az miktar. Yetenek.

Robe : Kaftan. Sarmak. Lata. Örtmek. Uzun elbise. Elbise. Giydirmek. Cüppe. Biniş. Üstlük.

Coders synonyms : grass over, moderne, overwhelm, strew, flood, clothe, drown, contemporary, encoder, mist over, cloak, shroud, new, contemporaneousness, drape, mist, neo, contemporaneity, spread over, encoders, meet, current, modernism, glaciate, modernity, mantle, late, modern day, ultramodern, carpet, redbrick, bloody, submerge.

 

Coders zıt anlamlı kelimeler, Coders kelime anlamı

Early : Önceki. Erken. Eski. İlk. Erkenden. -in başlarında. İlk zamanlarında.

Middle : Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aradaki. Orta. Bel. Vasati. Ara. Göbek adı. Vasat. Ortanca.

Old : İhtiyarlamak. Büyük. Önceki. Deneyimli. Eski zamanlar. Kart. Köhne. İhtiyar. ...yaşında. Eski.

Coders antonyms : nonmodern, noncurrent, uncover, unmask.