Cohen türkçesi Cohen nedir

  • Sinagog'a başkanlık etmiş olan musevi papazların soyundan gelenler.
  • Aaron'un soyundan gelenler.
  • Musevi papazlık sınıfından olan kimse.

Cohen ile ilgili cümleler

English: Mr. Cohen taught us math.
Turkish: Bay Cohen bize matematik öğretti.

Cohen ingilizcede ne demek, Cohen nerede nasıl kullanılır?

Mathitiahu cohen ben johanan : Judea'da yahudi rahip ve maccabee hanedanının babası.

Yigal cohen orgad : Likud partisi üyesi. İsrail parlementosunun eski üyesi ve maliye bakanı.

Coheir : Ortak. Müşterek mirasçı. Ortak varis. Mirasçı. Ortak mirasçı.

Coheiress : Ortak mirasçı kadın.

Coheirs : Ortak mirasçı. Müşterek mirasçı. Ortak varis.

Coherency hardening : Bağdaşım sertleşmesi.

Coherent light : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşevreli ışık. Bağdaşık ışık. Işıncıkları hep bir evrede olan ışık. Koherent ışık.

Cohered : Birbirini tutmak. Uyuşmak. Tutarlı olmak. Bağlanmak. Uyum içinde olmak. Tutmak. Uymak. Bağlantılı olmak. Kaynaşmak. Eş fazlı olmak.

Coheirship : Müşterek mirasçı olma durumu. Bir mirasa ortak olma durumu. Müşterek mirasçılık.

Coherent precipitate : Bağdaşık çökelti. Koherent çökelek.

İngilizce Cohen Türkçe anlamı, Cohen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cohen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Befool : Aldatmak. Kandırmak. İşletmek. Aptal yerine koymak.

Gull : Enayi. Martı giller. Hile. Avanak. Safderun. Martı. Saf. Kafese koymak. Aval. Aldanan kimse.

Lead on : Yutturmak. Götürmek. İnandırmak. Önden buyur. Önde gitmek. Kandırmak. Ayartmak.

Cheat : Kandırmak. Aldatmak. Hile yapmak. Kazıklamak. Keklemek. Hileyle elinden almak. Razı etmek. İhanet etmek. Aldatma. Kazık atmak.

Fool : Gülünç duruma sokmak. Budala. Soytarı. Enayi yerine koymak. Eğlenmek. Salak. Oyalanmak. Şaka yapmak. Ahmak. Oynatmak.

Betray : Ağzından kaçırmak. Kötüye kullanmak. Hıyanet etmek. İhanet etmek. Aldatmak. Açığa vurmak. Hainlik etmek. Yanlış yola sevk etmek. Hiyanet etmek. Ele vermek.

Set up : Başlamak. Açıklamak. Tuzak kurmak. Saldırmak. İyileştirmek. Maddi yardım sağlamak. Aday göstermek. Dikmek. Kurmak. İleri sürmek.

Fob : Malların geminin güvertesine geçtikten sonra oluşacak her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası f grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat. Fob.

Deceive : Açmaza getirmek. Oyun etmek. Kazık atmak. İhanet etmek. Çarpmak. Dolandırmak. Aldatmak. Kandırmak. Kafese koymak. Kalleşlik etmek.

Sell : Üçkağıt. Beğendirmek. Beğenilmek. Dolap. Kabul ettirmek. Dalavere. Aldatmak. İnandırmak. Ele vermek. Alıcı bulmak.

Cohen synonyms : pull someone's leg, play a joke on, flim flam, play tricks, play a trick on, pull a fast one on, cheat on, entrap, victimise, delude, cuckold, ensnare, chisel, victimize, fox, shill, wander, trick, frame, humbug, hoax.

Cohen zıt anlamlı kelimeler, Cohen kelime anlamı

Lose : Kazanamamak. Yitirmek. Zayi etmek. Kaybolmak. Geri kalmak (saat). Kaybetmek. Şaşırmak. Mağlup olmak. Azıtmak. Kaçırmak.