Cold water türkçesi Cold water nedir

  • Sıcaklığı yılın hiçbir ayında 20° c’nin üzerine çıkmayan sular.
  • Soğuk su.
  • Yağmur olarak yağan ve içtiğimiz soğuk renksiz sıvı.

Cold water ile ilgili cümleler

English: Ali poured cold water over himself to wake himself up.
Turkish: Ali kendini uyandırmak için kendi üzerine soğuk su döktü.

English: Ali poured cold water over his head.
Turkish: Ali başına soğuk su döktü.

English: Ali poured cold water over himself.
Turkish: Ali kendi üzerine soğuk su döktü.

English: Add more cold water a teaspoon at a time if the mixture is too dry.
Turkish: Karışım çok kuru olduğu zaman, bir çay kaşığı soğuk su daha ekle.

English: Ali poured some cold water over his head.
Turkish: Ali başının üzerine biraz soğuk su döktü.

Cold water ingilizcede ne demek, Cold water nerede nasıl kullanılır?

Cold : Bürudet. Sıkıcı. Duygusuz. Frijit. Kaçınılmaz. Üşüme. Donuk. Soğuk algınlığı. Soğukalgınlığı. Nezle.

Water : Su vermek. Ağız sulanmak. Sulanmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Islatmak. Sulandırmak. Hafifletmek. Sulamak. Yaşarmak. Harelemek.

Cold water hemoglobinuria : Soğuk su içilmesini takiben solunum güçlüğü ve koyu kırmızı renkli idrarla belirgin, özellikle kış mevsiminde buzağı ve yaşlı sığırlarda görülen hastalık. Soğuk su hemoglobinürisi.

 

Cold water rinsing : Soğuk suda çalkalama.

He poured cold water on him : Cesaretini kırdı. Hevesini kırmaya çalıştı. Umudunu söndürmeye çalıştı.

Pour cold water on : (olumsuz bir şekilde eleştirerek) hevesini kırmak. Hevesini kırmaya çalışmak. Pişmiş aşa soğuk su katmak. Tenkit etmek. Pişmiş aşa su katmak. Umudunu söndürmeye çalışmak.

There is no cold water : Soğuk su yok.