Coliseum türkçesi Coliseum nedir

Coliseum ile ilgili cümleler

English: If you have ever visited Rome, you must have seen the Coliseum.
Turkish: Roma'yı ziyaret ettiysen Coliseum'u görmüş olmalısın.

Coliseum ingilizcede ne demek, Coliseum nerede nasıl kullanılır?

Coliseums : Stadyum. Amfiteatr. Spor salonu.

Coliseptisemi : Koliseptisemi. Escherichia coli’nin patojen türlerinin neden olduğu septisemi.

Colistin : Kolistin. Sülfat veya metilsülfat tuzu biçiminde kullanılan antibakteriyel etkinliğiyle polimiksin-b’ye benzeyen antimikrobiyal madde.

Broccolis : Karnabahar. Karnıbahar. Brokoli. Kıvırcık lahana.

Ignicolist : Ateşe tapan kişi. Ateşperest.

Escherchia coli enterotoxemia : Ödem hastalığı. koliform enterotoksemisi. Escherchia coli entereotoksemisi.

Ansa distalis coli : Geviş getirenlerde kolonun, birinci lumbal omur hizasında gyri centrifugales’ten sonraki sağa ve öne, sonra a. mesenterica cranialis'in etrafında sola ve geriye doğru kıvrılarak oluşturduğu kıvrım. Ansa distalis koli.

Ansa spiralis coli : Ansa spiralis koli. Geviş getirenlerde kolonların, gyri centripetales, flexura centralis ve gyri centrifugales'ini oluşturan kıvrımlara verilen ad.

Flexura coli dextra : Colon ascendens ile colon transversum arasındaki kıvrım. Fleksura koli dekstra.

 

Flexura coli sinistra : Colon transversum ile colon descendens arasındaki kıvrım. Fleksura koli sinistra.

İngilizce Coliseum Türkçe anlamı, Coliseum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coliseum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Theatre : Amfi. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Gösteri evi. Dramatik oyunların çalışıldığı, kotarıldığı ve oynandığı yapı. Tiyatro. Sinema. Tümcül tiyatro. Geniş anlamı içinde, dram sanatının yönetmen, oyuncu, tasarım sanatçıları, uygulayımcılar, uzmanlar ve seyircinin etkileşimi ile ortaklaşa üretilmesi. dramatik gösterilen tümü. betik dışında kalan tiyatroluk öğelerin tümü. 4 - oyun oynama eylemi. 5 - oyunların oynandığı yapı, alan ya da yer. 6 - etkinliğine ilişkin olarak tiyatral gereçler ya da yöntemler. Ameliyathane.

Amphitheater : Basamaklı tiyatro. Amfi. Basamaklı salon. Amfi tiyatro. Amfitiyatro. Önden (görüntülükten) geriye (gösterim odacığına) doğru basamak basamak yükselen sinema salonu çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Arena.

Gymnasiums : Cimnastik salonu. Jimnastik salonu. Lise (almanya). Spor tesisi. Kapalı spor salonu. Lise.

Lecture hall : Amfi. Derslerin yapıldığı büyük oditoryum (genellikle yüksekokulda veya üniversitede).

Amphitheatre : Amfi tiyatro. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Amfi. Basamaklı salon. Basamaklı tiyatro. Önden (görüntülükten) geriye (gösterim odacığına) doğru basamak basamak yükselen sinema salonu çeşidi. Seyir yerinin arkaya doğru basamak basamak yükseldiği tiyatro. Arena. Amfitiyatro.

 

Bowl : Dokuz kuka oyunu. Bovling oynamak. Kriket top atmak. Kase. Tas. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. Çanak. Bowling oynamak. Yuvarlamak. Top (bowling vb.).

Amphitheaters : Arena. Amfitiyatro. Amfi. Amfi tiyatro. Basamaklı tiyatro.

Fitness center : Fitness salonu. Sağlıklı yaşam merkezi.

Theater : Bkz.theatre. Sinema. Sinema salonu. Amfi. Tiyatro. Meydan. Sinema (amerikan ingilizcesi). Oyunevi. Sahne.

Stadium : Stat. Takım oyunlarının yapılabilmesi ve seyircilerin oyunları izleyebilmesi için gerekli kuruluşları olan alan. Dönem. Eski roma ölçü birimi (185 m.).

Coliseum synonyms : sports stadium, gyms, stadiums, coliseums, gymnasium, arena, vomitory, grounds, gymnasia, sports hall, lecture theatre, gym, amphitheatres.

Coliseum ingilizce tanımı, definition of Coliseum

Coliseum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The amphitheater of Vespasian at Rome, the largest in the world.