Collarbone türkçesi Collarbone nedir

Collarbone ile ilgili cümleler

English: He dislocated his collarbone while playing.
Turkish: O, oyun oynarken köprücük kemiğini çıkardı.

English: Ali broke his collarbone when he was thirteen.
Turkish: Ali on üç yaşındayken köprücük kemiğini kırdı.

Collarbone ingilizcede ne demek, Collarbone nerede nasıl kullanılır?

Collarbones : Köprücük. Köprücük kemiği. Köprücükkemiği.

Collar beam : Enkirişi. Çatı ara kirişi. Gergi kirişi. Çalı ara kirişi. Yavru gergisi. Kuşaklama. Enleme. En kirişi.

Collar bearing : Bilezikli yatak.

Collar bone : Klaviküla. Boyundan dışa doğru uzanan omuzun üzerinde bulunan kemik. Köprücük. Köprücük kemiği. Omuz kemerinin ön parçası olan ince uzun kemik. klavikula.

Collar someone : Birinin yakasına yapışmak. Tutmak.

White collar worker : Üretim sürecinde bedensel gücüyle çalışmayıp düşünsel etkinlikte bulunan ve maaş/ücret karşılığında çalışan memur, teknik personel. krş. mavi yakalılar. Ofis çalışanı. Masa başı işi olan kimse. Memur. Beyaz yakalılar.

Collar stud : Yaka düğmesi. Yakalık düğmesi.

White collar workers : Hizmet personeli. Hizmet işçileri. Enformasyon işçileri. Beyaz yakalılar. Masa başı işi olan kimse. Fikir işçileri. Beyaz yakalı işçiler. Memur. Ofis çalışanı. Müstahdemler.

 

White collar employee : Beyaz yaka çalışanı.

Clerical collar : Rahip elbisesi yakası. Cüppe yakası.

İngilizce Collarbone Türkçe anlamı, Collarbone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collarbone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clavicle : Klaviküla. Klavikula.

Endoskeleton : Omurgalı ya da omurgasızlarda organizmanın vücuduna destek sağlayan içteki yapı (kemik, kıkırdak vb.). 2.balıklarda eksen ve ekstremite iskeletini oluşturan yapıların bütünü. İç-iskelet. İçiskelet. İç iskelet.

Os : İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum. Kemik. Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik. Os pnömatikum. Os penis. Os karpale ıv. Os planum. Os lunatum. Os tarsale ııı.

Clavicula : Klavikula. Köprücük kemiği. anahtar biçimindeki yapı.

Clavicles : Klavikula. Klaviküla.

Bone : Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kılçığını ayırmak. Hafızlamak. Kemik fosfatı. Kemiklerini ayıklamak. Kemik. Süyek. Kılçık. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Kemiklerini ayırmak.

Collar bone : Omuz kemerinin ön parçası olan ince uzun kemik. klavikula. Klaviküla. Boyundan dışa doğru uzanan omuzun üzerinde bulunan kemik.

Collarbone synonyms : arteria subclavia, subclavian artery, collarbones.