Collar bone türkçesi Collar bone nedir

  • Boyundan dışa doğru uzanan omuzun üzerinde bulunan kemik.
  • [#köprücük Köprücük kemiği].
  • Omuz kemerinin ön parçası olan ince uzun kemik. klavikula.
  • Klaviküla.
  • Köprücük.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Collar bone ingilizcede ne demek, Collar bone nerede nasıl kullanılır?

Collar : Yaka şekline benzer yapılar. yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi. Yaka. Yaka takmak. Yakalamak. Tasma. Kolye. Durdurmak. Kaçmak. Yakasına yapışmak.

Bone : Kılçığını ayırmak. Ayıklamak. Kemik. Sünük. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üstühan. Hafızlamak. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kılçık.

Collar beam : Gergi kirişi. Kuşaklama. Yavru gergisi. Enkirişi. En kirişi. Çatı ara kirişi. Çalı ara kirişi. Enleme.

Collar bearing : Bilezikli yatak.

Collar someone : Tutmak. Birinin yakasına yapışmak.

Collar stud : Yakalık düğmesi. Yaka düğmesi.

İngilizce Collar bone Türkçe anlamı, Collar bone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collar bone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clavicles : Klavikula. Köprücükkemiği.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Clavicle : Klavikula. Köprücükkemiği.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Collar bone synonyms : abductor muscle, a protein, acacia, clavicula, a chromosome, aardwolf, abacus bodies, aardvark, collarbone, collarbones, abramis zone.