Köprücük kemiği nedir, Köprücük kemiği ne demek

Köprücük kemiği; bir anatomi terimidir.

  • Omuz başıyla göğüs kemiğinin üst ucu arasında bulunan ve derinin altında belli olan uzunca kemik

Biyoloji'deki anlamı:

Omuz kemerinin ön parçası olan ince uzun kemik. Klavikula.

Zooloji alanındaki anlamı:

(clavicula), (Lat. clavicula = küçük anahtar): Omuz kemerinin ön parçası olan ince uzun bir kemik.

İngilizce'de Köprücük kemiği ne demek? Köprücük kemiği ingilizcesi nedir?:

collar bone

Osmanlıca Köprücük kemiği ne demek? Köprücük kemiği Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

azm-i terkova

Köprücük kemiği hakkında bilgiler

Köprücük kemiği (Latince clavicula), insan anatomisindeki sternum ile kürek kemiği arasında köprü görevi gören yetişkin bir insanda ortalama 15 cm boyundaki bir uzun kemiktir. Anatomik pozisyondayken yatay olarak bulunan tek uzun kemiktir.

İsmi Roma dönemindeki kapı anahtarlarına olan benzerliğinden koyulmuştur.

Köprücük kemiği ile ilgili Cümleler

  • Ali on üç yaşındayken köprücük kemiğini kırdı.
  • O, oyun oynarken köprücük kemiğini çıkardı.

Köprücük kemiği anlamı, kısaca tanımı:

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Köprücük : Küçük köprü.

 

Köprücü : Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım. Köprü yapan kimse.

Köprü : Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

Omuz : Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

Göğüs : Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Meme. Bu bölümün içindeki organlar. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.

Derin : Yüzeyden içeri inen. Yoğun. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Dip. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

 

Anatomi : İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

Kürek : Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç. Kürek cezası.

Diğer dillerde Köprücük kemiği anlamı nedir?

Almanca'da Köprücük kemiği : n. Schlüsselbein

Rusça'da Köprücük kemiği : n. ключица (F)