Collectivsm türkçesi Collectivsm nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Ortaklaşacılık.
  • Toplum içinde birlikte yaşamayı, birlikte girişimlerde, eylemlerde, denetimlerde bulunmayı savunan ilke, bu ilkelerin uygulaması.

Collectivsm ingilizcede ne demek, Collectivsm nerede nasıl kullanılır?

Collective : Topluluk adı. Genel. Ortaklaşa. Kolektif şirket. Ortaklaşma. Müşterek. Ortak. Toplu. Ortak girişim. Kolektif.

Collective activity units : Toplu etkinlik üniteleri. Öğrencileri kümeler halinde araştırma ve inceleme çalışmalarına yönelten öğretim üniteleri.

Collective agreement : Toplu iş sözleşmesi. Karşılıklı anlaşma. Toplu sözleşme. Kolektif sözleşme. Birkaç değişik taraf içeren anlaşma. Toplusözleşme.

Collective bargain : Toplusözleşme.

Collective bargaining : Toplu görüşme. Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme. Toplu iş sözleşmesi. Toplu pazarlık. Toplu sözleşme. Karşılıklı anlaşma. Toplu iş akdi. Toplusözleşme görüşmesi. Kolektif sözleşme. Çalışma koşullarının düzelmesi veya maaşlarla ilgili olan işveren ve işçi sendikaları temsilcileri arasındaki müzakereler.

Collective bargaining contract : Toplu iş sözleşmesi. Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme. Toplu sözleşme mukavelesi.

 

Collective barganing : Toplu pazarlık. Toplu görüşme.

Collective dispute : Yürürlükte bulunan iş koşullarının tümü ya da biri, bir bölümü ve bunların uygulama biçim ve yöntemleri üzerinde bir işçi sendikası ya da örgütlenmemiş işçiler ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar. Toplu uyuşmazlık. Örgütlü ya da örgütsüz iş uyuşmazlıklarında işçilerin toplu olarak devinmesi. Toplulukla iş uyuşmazlığı.

Collective consciousness : Ortak bilinç.

Collective behaviour : Toplu davranış (miting vb). Ortak davranış. Bir toplumsal küme ya da toplum üyelerinin tutum, duygu ve güdü birliğinden doğan ya da doğuyor görünen birleşik eylemleri.

İngilizce Collectivsm Türkçe anlamı, Collectivsm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collectivsm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış.

Integrative : Bir bütünlük oluşturmak üzere birleştiren. Birleşme eğiliminde olan. Bütünleştirici. Birleştirme eğiliminde olan. Bütüncül. Birleştirici. Bir araya getirme eğiliminde olan. Birleşmeye meyilli. Bütünleyici.

United : Bir. Ortak amaçlı. Birleştirilmiş. Birleşmiş. Birleşik.

Acculturation : Ekinsel yozlaşma. Kültürel uyum. Kültür etkileşimleri. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürel etkileşim.

 

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Joint : İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Birleşmiş. Çatlak. Ek yeri. Ek veya oynak yeri yapmak. Birleştirmek. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Birlikte. Raptetmek. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık.

Agglomerative : Aglomeratif. Büzgülü. Yığınsal. Toplu. Toplayıcı. Kümelenmiş.

Affection : Duygusal yakınlık. Şefkat. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Eğilim. Etkileme. Alaka. Düşkünlük. Meyil. Hastalık.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü.

Collectivsm synonyms : collectivised, age grade, age distribution, aggregated, aggregative, age group, clustered, corporate, alienation, agnation, aesthetic, aggregate, collectivism, adjustment in marriage, agression, agglomerate, mass, agglomerated, abilities, acclimatation, knockdown, collectivized.

Collectivsm zıt anlamlı kelimeler, Collectivsm kelime anlamı

Separate : Ayrı. Yollarını ayırmak. Müstakil. Ferdi. Ayrı yaşamak. Tek başına olan. Çıkmak. Ayrıbasım. Tecrit etmek.

Divided : Parçalarına ayrılmış. Ayrı. Munkasem. Ayrılmış. Farklı. Bölünmüş. Parçalanmış.

Disintegrative : Birleştirici olmayan. Küçük parçalara bölünmeye eğilimli. Bütünleyici olmayan.

Collectivsm antonyms : distributive.