Collimator türkçesi Collimator nedir
- Fizik alanında kullanılır.
- Yön verici.
- Kolimatör.
- Kolimator.
- Yönlendirici.
- Koşutaç.
- Koşutlaç.
- Opt yönlendirici.
- Kollimatör.
- Koşutlayıcı.
- Diğer araçları ayarlamak için kullanılan teleskop.
- Bir izgegözlerde olduğu gibi, koşut ışın demeti oluştaran aygıt.
Collimator ingilizcede ne demek, Collimator nerede nasıl kullanılır?
Collimate : Işının kendi içinde koşut duruma getirilmesi. Paralel yapma. Hizalamak. Paralelleştirmek. Bir hizaya getirmek. Ayarlamak. Görüş hattını ayarlamak (teleskop veya dürbün).
Collimating : Hizalamak. Koşutlayan. Koşutlayıcı. Yönverici. Yön verici. Paralelleştirmek. Ayarlamak. Yön verme.
Collimating lens : Koşutlayıcı mercek.
Collimation : Yönlendirme. Ayarlama. Kolimasyon. Paralellik. Hizalama.
Collimation error : Ayarlama hatası. Kolimasyon hatası. Yönlendirme hatası.
İngilizce Collimator Türkçe anlamı, Collimator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Collimator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.
Absorptivity : Soğurganlık. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Yutma katsayısı. Emicilik. Soğurabilirlik. Emme yetkesi. Yutuculuk. Soğurma katsayısı. Emebilirlik.
Optical device : Görme cihazı.
Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.
Accelerometer : İvmeyi ölçen. İvme ölçer. İvme ölçme aleti. Akselerometre. İvmeölçer. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Hızlanmayı. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt.
Absorption loss : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı. Soğurum yitimi. Absorpsiyon kaybı. Emme yitmesi. Emme yitiği. Soğurma kaybı.
Acoustic absorptivity : Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.
Telescope : Ezilip iç içe geçmek. İç içe geçmek. Dürbün. İçiçe geçirip kısaltmak. Gökgözler. Mercek dizgesinden oluşmuş bir nesne merceği ya da bir çukur ayna yardımıyla ışığı toplayan ve göz merceğiyle görüntüyü büyüten, böylece uzaktaki cisimlerin, yıldızların daha parlak ve açık görünmesini sağlayan optik düzen. göz merceği yerine fotoğraf plağı ya da başka alıcılar kullanılabilir. İç içe geçerek kısalmak. Teleskopun elemanları gibi iç içe geçmek. Bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek. Irakgörür.
Directive : Emir. Talimat. Yönerge. Direktif. Yol gösterici.
Scope : İncelemek. Hareket serbestliği. Anlama yeteneği. Konu. Saha. Amaç. Araştırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kavrama gücü. Osiloskop.
Collimator synonyms : prism spectroscope, absolute magnitude, abampere, absorption band, redirector, acoustic feedback, abcoulomb, absolute units, absorptiometer, collimating, spectroscope, router, absolute concentration, absorption edge, absolute zero.
Collimator ingilizce tanımı, definition of Collimator
Collimator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A telescope arranged and used to determine errors of collimation, both vertical and horizontal.

Bu kısımda Collimator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Collimator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Collimator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Collimator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.