Directive türkçesi Directive nedir
Directive ile ilgili cümleler
English: We received a new directive from the board yesterday. They want us to focus on our most visible projects.
Turkish: Dün kuruldan yeni bir direktif aldık. Onlar en göze çarpan projelere odaklanmamızı istiyor.
Directive ingilizcede ne demek, Directive nerede nasıl kullanılır?
Directive efficiency : Yöneltme verimi.
Directive function : Yönlendirici işlev.
Directive interview : Bilgi amaçlı konuşmaları kendiliğinden gidişine bırakmaksızın önceden hazırlanmış ve görüşülecek konuları genel çizgileriyle saptayan bir kılavuz uyarınca belli bir çerçeveyle sınırlandıran görüşme. Güdümlü mülakat. Kılavuzlu görüşme.
Directive question : Yöneltici soru. Anlamca yüklü ve yanlı olan, seçeneklere eşit ağırlık tanımayarak yanıtları belli bir doğrultuya yönlendiren soru.
Directive suffix : Fiildeki oluş ve kılışın yönünü göstermek için yönle ilgili yer ve zaman adlarını yön gösterme durumuna sokan ek: + garu, + arı, + ra ekleri: et. tabgaç+garu «çine doğru», kün+gerü «güneye doğru», san+garu «sana doğru»; iliniz+gerü «sizin ilinize doğru»; eat. anaru berü «oraya, buraya»; göksi+re «göksüne, göksüne doğru»; depesi + re «tepesine, tepesine doğru»; derhal yügürü taşra çıktı «derhal koşarak dışarıya çıktı» vb. +arı ve+ra ekleri türkiye türkçesinde artık canlı bir çekim eki olmaktan çıkmış, sayılı kelimelerde kalıplaşmış olarak kalmıştır: sonra, taşra, üzere, üzre, dışarı, beri, geri vb. Yön gösterme eki.
Non directive interview : Kılavuzluk çalışmalarında danışmanın, doğrudan doğruya düşüncelerini söylemekten ve öğütte bulunmaktan kaçınarak, görüştüğü kimseye sorunlarını kendiliğinden çözmesi için yardımcı olmaya çalıştığı bir görüşme tekniği. Genel bir ilgi alanında derinliğine, genişliğine bilgiler almayı amaçlayan ve konuşmalara belli bir yön vermekten kaçınan görüşme. Yöneltmesiz mülakat. Güdümsüz görüşme. Yöneltimsiz görüşme. Güdümsüz mülakat.
Directivity function : Yönsel kazanç işlevi.
Directing : Yöneltme (bir görevi). Reji. İdare etme. Yol gösterme. Amaç. Hedef. Yöneltme. Tevcih. Yönetmenlik. Tevcih etme.
Directivity angle : Yönelme açısı.
Microphone directivity : Mikrofon yönselliği.
İngilizce Directive Türkçe anlamı, Directive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Directive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Router : Yöneltici. Gönderen veya sevkeden kimse veya şey. Doğru noktaya ağ üzerinden mesajları yönlendiren donanım aleti (bilgisayar). Birden fazla ağı birbirine bağlayan cihaz. Yürüyüşe geçen kimse veya şey. Yönlendirici olarak etkinleştir. Freze. Bir malzemeyi oyan veya içerisinde delik veya iz açan her türlü güç aletlerinden her biri. Yol atayıcı.
Pole star : Kutupyıldızı. Önder. Kutup yıldızı. Demirkazık (astronomi terimi). Ucay yıldızı (astronomi terimi). Kutupyıldızı (astronomi terimi). Demirkazık. Küçükayı'nın a yıldızı. Öncü.
Beacon : İşaret koymak. İşaret ışığı. Yol göstermek. İşaret kulesi. Parıldak. Fener. Havaalanlarındaki işaret ışıkları. Deniz feneri. Trafik lambası.
Bidding : Teklif. Emredilen iş. Buyurulan şey. Buyruk. Fiyat verme. Buyurma. Deklarasyon. Teklif verme. Açık arttırma veya eksiltme ile yapılan ihalelerde kişilerin yaptıkları her bir yeni teklif.
Beaconed : Parıldak. İşaret ateşi. İşaretlemek. İşaret ışığı. Yol göstermek. İşaret koymak. Alandaki işaret ışıkları. İşaret. Radyofar.
Guideline : Ana hatlar (bir projedeki). Ana hatlar. Hat. Kılavuz. Hakim. Anahatlar. Prensip. Genel bilgi.
Instruction : Öğretme. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi. Eğretim. Komut. Öğretim. Bilgisayar, bilişim, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tarifname. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Açıklama.
Directional : Yönelimli. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönlü. Yön. Geliş, yansıma, ışınım, yayınım gibi özellikleri sınırlı bir açıda olan bazı optik, elektronik araçların özelliğini belirtir genel terim. Yönsel. Sinyal gönderen. Yönelmiş. İstikamete ait. Yöneltmeli.
Commandments : Allah'ın emri. Buyruk.
Behest : Israrlı istek. Buyruk. İrade. Israr.
Directive synonyms : presidential directive, amir, pronouncement, lodestar, ameers, behests, pathfinder, lodestars, becks, redirector, homers, precepts, homer, prescript, leading, directives, mainstreams, directing, commandment, amirs, ameer, pathfinders, decision, prescription, dictum, commanding, advice, biddings, homering, directions, marshaller, commission, regulations.
Directive zıt anlamlı kelimeler, Directive kelime anlamı
Following : Belirtilen. Belirtilen şey ya da kişiler. Ed.-den sonra. İzleyen. Yandaş grubu. Aşağıdaki. Müteakip. Taraftarlar. Takip eden. Sonraki.
Directive ingilizce tanımı, definition of Directive
Directive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to direct, guide, or govern. Having power to direct. Showing the way.

Bu kısımda Directive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Directive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Directive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Directive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.