Collusive oligopoly türkçesi Collusive oligopoly nedir
- Kartelleşmiş oligopol piyasası.
- Azel piyasalarında, firmaların aralarındaki fiyat veya miktar rekabetini önlemek için, açık veya örtük bir biçimde anlaşmaları durumu. krş. tröst, kartel.
- İktisat alanında kullanılır.
- Anlaşmalı azel.
Collusive oligopoly ingilizcede ne demek, Collusive oligopoly nerede nasıl kullanılır?
Collusive : Gizli anlaşma.
Oligopoly : Az sayıda satıcıdan oluşan tekel. Siyasal ekonomide az sayıda anamalcının ekonomik yaşama egemen olduğu, henüz tamamlanmamış tekel düzeni. Tekelden farklı olarak birden fazla şirketin pastadan büyük pay sahibi olduğu ekonomi. Oligopol. Piyasa fiyatları üzerinde kısmi tekel. Azel piyasası. Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü. Birkaç büyük firmanın pazarı ve fiyatları elinde tutması durumu. Azel. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Collusive bidding : Muvazaalı fiyat teklifi. Hileli fiyat teklifi. Hileli fiyat önerisi. Yanıltıcı fiyat teklifi. Karşıt tecimenleri yanıltmak için gerçek durumu yanlış olarak saptama. Düzme saptama. Hileli fiyat tespiti.
Collusively : Gizili anlaşmayla ilgili olarak. Gizli anlaşmayla ilgili olarak. Gizli anlaşmaya ile olan bir şekilde. İşbirliğine dayalı olarak.
Differentiated oligopoly : Farklılaştırılmış oligopol. Aynı malın farklı türlerini üreten oligopol firmalar. Firmaların farklılaştırılmış mallar sattıkları oligopol türü. Farklılaştırılmış azel piyasası. Mal farklılaştırmasının yapıldığı azel piyasası. krş. saf azel piyasası.
Noncollusive oligopoly : Azel piyasalarında, firmaların aralarında fiyat veya miktar konusunda işbirliği yapamadıkları durum. Anlaşmasız azel. Bağımsız oligopol.
İngilizce Collusive oligopoly Türkçe anlamı, Collusive oligopoly eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Collusive oligopoly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Collusive oligopoly synonyms : a group shares, a type mutual funds, a pass through certificate, ability to pay principle, a shift in demand, a shift in supply.

Bu kısımda Collusive oligopoly kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Collusive oligopoly ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Collusive oligopoly anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Collusive oligopoly ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.