Complexional türkçesi Complexional nedir

  • Bir şeylerin durumu ile ilgili.
  • Cilt rengi ile ilgili.
  • Mevcut durum ile ilgili.
  • Cildin ve yüzün görünümü ile ilgili.
  • Yüz rengi ile ilgili.

Complexional ingilizcede ne demek, Complexional nerede nasıl kullanılır?

Fair complexion : Açık ten.

Fresh complexion : Canlı cilt. Genç ve sağlıklı görünen cilt.

Complexion : Karakter. Genel görünüm. Renk. Beniz. Yön. Cilt. Görünüm. Doğa. Ten rengi. Yüzün rengi.

Complexioned : -benizli. Belli bir cilt türü veya yüz rengi olan (başka kelimelerle kombinasyon halinde kullanılan).

Complexions : Beniz. Yüzün rengi. Genel görünüm. Renk. Cilt. Mahiyet. Sima. Gidişat. Yön. Görünüm.

Computational complexity : Hesaplama karmaşıklığı.

Complexity : Karmaşa. Çetrefillilik. Karmaşıklık. Zorluk. Güçlük. Komplekslik. Pek çok farklı yapının bir araya gelmesiyle oluşan karışıklık. varolan dizilerin toplam uzunluğu olarak ölçülen dna'da bilgi dizisi miktarı. Karışıklık.

Complexities : Çetrefillilik. Karışıklık. Güçlük. Karmaşa. Karmaşıklık. Zorluk.

Complexing agent : Kompleks yapıcı. Karmaşık yüküncü. Karmaşık iyoncu.

Environmental complexity : Firmaların, firma çevresini anlayabilmek için gereksinim duydukları bilgi düzeyi. Çevresel karmaşıklık.

İngilizce Complexional Türkçe anlamı, Complexional eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Complexional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lividity : Kurşun rengi. Lividiti. Morlaşma, morumsu renk gösterme, venöz dolgunluk nedeniyle deri veya mukoza yüzeyinin morumtırak oluşu. kurşun rengi. Lividite. Morluk. Grilik.

Paleness : Ağartı. Renksizlik. Solukluk. Açıklık (renkte). Solgunluk. Uçukluk. Donukluk.

Color : Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Boyamak. Kızarmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Üçlü benek. Çarpıtmak. Saptırmak. Renközü. Boya. Yüzü kızarmak.

Lividness : Grilik. Solgunluk. Morluk.

Brunet : Koyu renk saç. Esmer kadın. Esmer.

Wanness : Işıksızlık. Yorgunluk veya umutsuzluk görünümü. Solgun ve çelimsiz bakış (hastalık veya açlıktan dolayı). Yorgun olma durumu. Solgunluk. Parlak olmama durumu.

Fairness : Hüsnüniyet. Tarafsızlık. İçtenlik. Lepiska saçlılık. Güzellik. Doğruluk. Açıklık. Sarışınlık. İnsaflılık. Adalet.

Darkness : Körlük. Loşluk. Bilgisizlik. Cehalet. Belirsizlik. Karanlık. Muğlaklık. Esmerlik. Koyuluk. Esrarengizlik.

 

Tawniness : Esmerlik.

Sallowness : Sarımsı olma özelliği. Hastalıklı sarı bir rengi olma özelliği. Solgunluk.

Complexional synonyms : light haired, colouring, blondness, skin color, luridness, swarthiness, colour, brunette, whiteness, achromasia, rosiness, blond, pallor, duskiness, pallidness, blonde, ruddiness, skin colour, coloring, nature.

Complexional zıt anlamlı kelimeler, Complexional kelime anlamı

Brunet : Esmer kadın. Esmer. Koyu renk saç.

Blond : Sarı. Sarı (saç). Sarışın.

Colorlessness : Renksizlik. Renksemezlik. Rengi olmama niteliği. Akromatizm.

Complexional ingilizce tanımı, definition of Complexional

Complexional kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to constitutional complexion.