Compressibility türkçesi Compressibility nedir

  • Sıkıştırılabilme.
  • Sıkışırlık.
  • Sıkıştırılabilme ve yoğunlaştırılabilme.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Özdeklerin basınç etkisiyle oylumlarını azaltma niteliği.
  • Sıkışabilirlik.
  • Sıkıştırabilirlik.
  • Sıkıştırılabilirlik.
  • Basılabilirlik.
  • Kompresibilite.

Compressibility ingilizcede ne demek, Compressibility nerede nasıl kullanılır?

Compressibility curve : Kompresibilite eğrisi. Sıkışırlık eğrisi.

Compressibility factor : Sıkışırlık çarpanı. Sıkıştırılabilirlik etmeni. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sıkıştırılabilirlik oranı. Gerçek gazların, düşünsel, gaz denkleminden sapmalarını belirten düzeltme çarpanı. Sıkışırlık faktörü. Sıkıştırabilme faktörü. Oylumun basınçla değişimini ölçen özgül nicelik. Sıkıştırılabilme faktörü. Sıkıştırılma katsayısı.

Compressibility test : Sıkışırlık deneyi. Kompresibilite deneyi.

Incompressibility : Sıkıştırılamaz olma durumu. Sıkışmama durumu. Sıkışmazlık. Sıkıştırılamazlık.

İngilizce Compressibility Türkçe anlamı, Compressibility eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compressibility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

 

Alabaster : Sumermeri kaymaktaşından. Kaymaktaşından yapılan. Akmermer. Alçı taşı. Su mermeri. Kaymaktaşı. Albatr. Su mermerinden yapılan. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral.

Compactibility : Sıkılabilirlik. Sıkıştırılabilme sıkıştırılabilirlik. Kompaktibilite. Sıkışabilme.

Acidimetry : Asit ölçme. Asitölçüm. Asidimetri. Asidimetre. Asit ölçümü. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Aldehydes : Aldehitler. Aldehit. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Sponginess : Emicilik. Sünger gibi olma. Süngerimsilik. Yetersiz.

Compressibility synonyms : acid salt, alcohols, activated coal, alicyclic compounds, alcoholometry, acid radical, active metals, squeezability, additive, softness.

 

Compressibility zıt anlamlı kelimeler, Compressibility kelime anlamı

Incompressibility : Sıkışmama durumu. Sıkışmazlık. Sıkıştırılamazlık. Sıkıştırılamaz olma durumu.

Hardness : Sağlamlık. Aksilik. Acımasızlık. Cüret. İnatçılık. Katı yüreklilik. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Katılık (fiziksel olarak). Sertlik derecesi. Yiğitlik.

Compressibility ingilizce tanımı, definition of Compressibility

Compressibility kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the compressibility of elastic fluids. The quality of being compressible of being compressible.