Con dense türkçesi Con dense nedir

Con dense ingilizcede ne demek, Con dense nerede nasıl kullanılır?

Con : Dümen kullanmak. İncelemek. Aldatmak. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Dikkatle okumak. Aleyhte. Dolandırmak. Kandırmak. Yutturmak. Hile yapmak.

Dense : Mankafa. Bulunduğu evrede, birim oylumda görece kütle niceliği daha yüksek olan. Sıkı. Sıkışık. Ağır. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kalabalık. Tıkız. Özgül ağırlığı yüksek olan.

Con artist : Dalavereci. Hilebaz. Düzenbaz. Dolandırıcı. Üçkağıtçı. Şarlatan. Sahtekar. Hilekar.

Con brio : Canlı olarak.

Con man : Düzenbaz. Üçkağıtçı. Dolandırıcı. Sahtekar. Hilekar.

Con somebody out of : Mahrum etmek.

İngilizce Con dense Türkçe anlamı, Con dense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Con dense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encapsule : Sıkıştırılmak. Kısa ve öz biçimde açıklamak. Yoğunlaştırmak. Kapsüle saklamak. Kapsüllemek. Kapsamak. Kapsüle koymak. İçermek.

Darken : Karartmak. Karıştırmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Esmerleşmek. Kararmak. Bulandırmak. Koyulaşmak. Siyahlaştırmak. Koyulmak.

 

Brief : Belge. Son talimatı vermek. Don. Özet. Avukat. Kısa. Ç.külot. Bilgilendirmek. Talimat veya bilgi vermek.

Compress : Kompres. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bastırmak. Kompres yapmak. Birkaç sözcükle anlatmak. Bir kaç sözcükle anlatmak. Kısaltmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Basmak. Sıkıştırmak.

Capsulize : Kapsül içine koymak. Kısaltmak. Kapsüllemek. Kapsül içine kapatmak. Yoğunlaştırmak. Kapsül içine almak. Bir kapsüle koymak (ayrıca capsulise).

Coagulates : Koyulaşmak. Topaklaşmak. Pıhtılaş. Pıhtılaşmak. Pıhtılaştırmak.

Abbreviate : İhtisar etmek. Kırpmak. Kısaltmak. Sadeleştirmek.

Darkens : Karartmak. Esmerleşmek. Koyulaşmak. Kararmak. Karıştırmak. Siyahlaştırmak. Koyulmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Bulandırmak.

Docketed : Adres etiketi. Etiket. Listeye kaydetmek. Gündem. Özet olarak deftere geçirmek. İş listesi. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Makbuz. Etiketlemek.

Deepens : Koyuklaştırmak. Artırmak. Artmak. Koyulaştırmak (rengi). Koyulaşmak. Derinleştirmek. Derinletmek. Derinleşmek. Şiddetlenmek.

Con dense synonyms : encapsules, docket, abridging, deepened, enrich, condenses, do a sum, compresses, briefed, encapsuled, abstracts, abstract, deepen, condense, capsulated, abridge, boil down, coagulate, abridges, encapsuling.