Conceptualised türkçesi Conceptualised nedir

  • Tasarlamak.
  • Hayal etmek.
  • Kavramsallaştırılmış.
  • Tasavvur emek.
  • Kavramsallaştırmak.
  • Kafasında canlandırmak.
  • Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize).

Conceptualised ingilizcede ne demek, Conceptualised nerede nasıl kullanılır?

Conceptualise : Tasarlamak. Kafasında canlandırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Canlandırmak. Hayal etmek. Tasavvur emek. Kavramsallaştırmak.

Conceptualisation : Kavram oluşturma süreci. Kavramsallaştırma. Ayrıntılı kavram (ayrıca conceptualization). Kavramsal yorumlama. Kavramlaştırma.

Conceptualisations : Kavramsal yorumlama. Kavramlaştırma. Kavram oluşturma süreci. Ayrıntılı kavram (ayrıca conceptualization). Kavramsallaştırma.

Conceptualising : Kafasında canlandırmak. Tasavvur emek. Kavramsallaştırma. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Tasarlamak. Kavramsallaştırmak. Hayal etmek.

Conceptualism : Gerçeğin zihinsel kavramlara dayalı olduğunu belirten felsefi teori. Kavramcılık.

Conceptualizations : Kavramsal yorumlama. Ayrıntılı kavram (ayrıca conceptualisation). Kavram oluşturma süreci. Kavramlaştırma. Kavramsallaştırma.

Conceptualizes : Kafasında canlandırmak. Canlandırmak. Hayal etmek. Tasavvur emek. Kavramsallaştırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualise). Tasarlamak.

 

Conceptualist : Kavramcılık destekçisi (gerçeğin zihinsel kavramlara dayalı olduğunu belirten felsefi teori). Kavramsalcı.

Conceptualists : Kavramsalcı. Kavramcılık destekçisi (gerçeğin zihinsel kavramlara dayalı olduğunu belirten felsefi teori).

Conceptualize : Kafasında canlandırmak. Tasavvur emek. Kavramsallaştırmak. Canlandırmak. Tasarlamak. Hayal etmek. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualise).

İngilizce Conceptualised Türkçe anlamı, Conceptualised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conceptualised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preconceive : Önyargıda bulunmak. Peşin hüküm vermek. Önyargılı olmak. Tarafgirlik.

Fancying : Zannetmek. Düşlemek. Tasavvur etmek. Süslü. Sevmek. Canı istemek. Aklında canlandırmak. Fantezi kurmak. Farzetmek. İstemek.

Blueprinted : Karalamak. Şablon. Kılavuz. Planı mavi kağıda çekmek. Mavi kopya çıkarmak. Ozalit. Planlamak. Dizayn etmek. Ayrıntılı tasarı.

Blue print : Mavi baskı. Ozalit baskısı. Mavi ozalit. Planlamak. Plan.

Design : Dizayn etmek. Tasarımını yapmak. Kastetmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Planlamak. Ölçülendirmek. Tasar çizim. Tasarımlamak. Düzenlemek. Dizayn.

Cast about : Düşünmek. Aranıp durmak. Araştırmak. Dolanıp aramak. Volta vurmak. Çare aramak. Arayıp sormak. Sıkıntıyla aramak.

Discover : Ortaya çıkarmak. Bulmak. Göstermek. Meydana çıkarmak. Karşılaşmak. Keşfetmek. Anlamak. Farkına varmak. Rastlamak. Farketmek.

Fantasise : Hayallere dalmak. Düş kurmaktan zevk almak. Hayallere dalmaktan zevk almak. Hayalinde yaratmak. Fantezi kurmak. Hayal kurmak. Hayalinde yaratmak (ayrıca fantasize). Dalıp gitmek.

 

Create mentally : Zihinde yaratmak.

Envisions : Tasavvur etmek. Tasavvur. Düşünmek. Zihninde canlandırmak. Gözünün önüne getirmek.

Conceptualised synonyms : create by mental act, cogitates, conceives, cast around, conceptualizing, imagine, calculate, conceive, cogitating, envisaging, imagines, envisaged, conceptualising, blueprints, find, blueprint, dreamt, dreams, envisages, dream, fantasize, cogitated, envision, conceptualise, conceptualized, calculates, conceptualizes, fancies, architect, gestate, picture, cogitate, conceptualize.