Condo türkçesi Condo nedir

  • Kat mülkiyetli daire.
  • Konut.
  • İyelik konut.
  • Mülk mesken.
  • Mülk.
  • Apartman dairesi.

Condo ile ilgili cümleler

English: Did you know that he bought a condominium?
Turkish: Onun bir kat mülkiyeti aldığını biliyor muydun?

English: Ali always uses a condom.
Turkish: Ali her zaman prezervatif kullanır.

English: Ali bought a condominium near the lake.
Turkish: Ali göle yakın bir kat mülkiyeti aldı.

English: Ali bought a condo.
Turkish: Ali bir konut aldı.

English: Do you have a condom?
Turkish: Prezervatifin var mı?

Condo ingilizcede ne demek, Condo nerede nasıl kullanılır?

Condolatory : Başsağlığı ifade eden. Başsağlığı.

Condole : Taziyelerini sunmak. Acıya katılmak. Acısını paylaşmak. Baş sağlığı dilemek. Taziyede bulunmak. Başsağlığı dilemek. Avutmak. Teselli etmek.

Condole with : Taziyede bulunmak. Üzüntülerini bildirmek. Taziyelerini bildirmek. Başsağlığı dilemek.

Condoled : Avutmak. Acısını paylaşmak. Teselli etmek. Taziyelerini sunmak. Baş sağlığı dilemek. Acıya katılmak. Başsağlığı dilemek. Taziyede bulunmak.

Condolement : Taziye. Acıya katılma. Acıyı paylaşma ifadesi (condolence kelimesinin alternatif şekli).

Condolers : Apartman dairesi. Taziyede bulunan kimse. Mülk. Acıya katılan kimse.

Condolences : Başsağlığı. Başağlığı. Taziye.

 

Condolence : Taziye. Baş sağlığı. Başağlığı. Başsağlığı dileği. Avutma. Acısını paylaşma paylaşma. Başsağlığı.

Condoler : Taziyede bulunan kimse. Apartman dairesi. Acıya katılan kimse. Mülk.

Condoms : Kılıf. Kondom. Boru dayanıklığı. Prezervatif. Kaput.

İngilizce Condo Türkçe anlamı, Condo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Domicile : İkamet ettirmek. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödemek (poliçe). İkametgah. Ödemek. Ev. Oturmak. Poliçenin ödendiği yer. Yasal konut.

Habitation : Yurt. Mesken. Yerleşme. Oturacak yer. Yerleşim. Oturma. Barınak. Ev. İkamet.

Domicils : Ev. İkametgah. Poliçenin ödendiği yer. İkamet ettirmek. Mesken. Yerleştirmek.

Domicil : Poliçenin ödendiği yer. Mesken. Yerleştirmek. İkametgah. İkamet ettirmek. Ev.

Landed property : Toplum yararı amacıyla getirilmiş sınırlamalar dışında, iyelerine, bunları diledikleri gibi kullanma hakkı veren toprak ve yapılar. Taşınmaz mal. Taşınmaz. Gayrimenkul. Emlak. Arazi. Akar.

Demesnes : Devlet veya hükümdara ait topraklar. Malikane. Miri arazi. Etki alanı. Emlak. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Mıntıka.

Apartment : Daire. Apartman katı. Lüks daire. Oda.

Abodes : Sükna. Bir yerde ikamet etmek. Oturulan yer. İkamet. İkamet etme (bir yerde). Oturma. İkamet yeri. İkametgah.

Demesne : Miri arazi. Mıntıka. Emlak. Malikane. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Etki alanı. Taşınmaz mal. Devlet veya hükümdara ait topraklar.

 

Asset : Yararlı. Beceri. Aktif. Kazanç. Değerli şey. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak. Mal. Kıymetli şey.

Condo synonyms : owner occupied housing, condominium, estates, domains, domiciling, apartment house, aboded, biding, flat, dwelling place, dwelling house, dwelling, hereditament, condos, condolers, aboding, condoler, abode, home, havings, freehold, domain, estate, domiciles, freeholds, flat owned by the occupant.