Conductometric titration türkçesi Conductometric titration nedir

  • İletkenlik eşdeğerleyimi.
  • Eşdeğerleyimde, elektrolit çözeltisinin değişen iletkenliğini ölçüp bunu eşdeğerleyen çözeltinin oylumuna karşı çizgeye geçirerek çözeltideki özdek niceliğini belirleme.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Kondüktometrik titrasyon.

Conductometric titration ingilizcede ne demek, Conductometric titration nerede nasıl kullanılır?

Conductometric : Kondüktometrik. İletkenlikölçümlü.

Titration : Titrasyon (kimya terimi). Volümetrik analiz. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşdeğerleme. Bir solüsyonun belli bir ölçüye göre ayarlanması. Titre. Oylumu bilinen bir çözeltinin derişimini bulmak için, derişimi belli bir çözeltiyi ölçerek ona ekleyip, tepkimenin bitim noktasını, uygun bir belirtecin renk değişimiyle ya da elektriksel yöntemlerle saptama. Titreleme. Titraj. Titrasyon.

Amperometric titration : Amperometrik titrasyon. Akımölçümsel eşdeğerleyim. Polarografi yöntemiyle eşdeğerleyim yapılırken, akım yeğinliğini, eşdeğerleyen çözeltinin oylumuna karşı çizerek çözeltideki özdek niceliğini belirleme yöntemi.

Back titration : Geri eşdeğerleyim. Geri titrasyon. Oylumsal çözümlemede, çözeltiye eşdeğerlik noktasını aşacak nicelikte tepken eklendikten sonra, tepkimeye girmemiş olan aşırısını, eşdeğerleyerek eşdeğerlik noktasını bulma.

 

Differential titration : Diferansiyel titrasyon.

Electrometric titration : Elektrometrik titrasyon. Elektrik ölçümlü titrasyon.

İngilizce Conductometric titration Türkçe anlamı, Conductometric titration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conductometric titration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Activated coal : Etkin kömür. Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Acid salt : Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz. Sodyum klorit.

Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asidin negatif parçası. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü.

Acidimetry : Asit ölçümü. Asidimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitimetre. Asit ölçme. Asitölçüm. Asidimetri. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi.

 

Alabaster : Su mermeri. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Sumermeri. Albatr. Alçı taşı. Kaymaktaşından yapılan. Su mermerinden yapılan. Akmermer. Sumermeri kaymaktaşından.

Aldehydes : Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Conductometric titration synonyms : acier inoxydable, additive, alcohols, alcoholometry, aliphatic saturated compounds, active metals.