Back titration türkçesi Back titration nedir

  • Geri titrasyon.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Oylumsal çözümlemede, çözeltiye eşdeğerlik noktasını aşacak nicelikte tepken eklendikten sonra, tepkimeye girmemiş olan aşırısını, eşdeğerleyerek eşdeğerlik noktasını bulma.
  • Geri eşdeğerleyim.

Back titration ingilizcede ne demek, Back titration nerede nasıl kullanılır?

Back : Art. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Geride. Geçmişte. Arkalık. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Ters. Arkasını imzalamak. Sırt.

Titration : Volümetrik analiz. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Titre etme. Kerteleme. Konsantrasyonu bilinen bir çözeltiyle bilinmeyen bir çözeltinin eşdeğerlik noktasına kadar karışımını sağlayarak harcanan standart çözelti miktarından konsantrasyonu bilinmeyen çözeltinin konsantrasyonunun bulunması yöntemi. belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısını belirlemek için gerçekleştirilen deney. Titreleme. Titraj. Eşdeğerleme. Titre. Titrasyon (kimya terimi).

Back action : Ters etki. Aksi tesir.

 

Back alley abortion : Yasadışı kürtaj. Arka sokak kürtajı. Yasadışı ve sağlıksız koşullarda yapılan kürtaj. Özel bir evde veya derme çatma bir klinikte yetkisiz bir kimse tarafından gerçekleştirilen kürtaj (özellikle kürtajın abd'de yasallaştırılmasından önce).

Back and belly : Giyim ve besin. Giyecek ve gıda.

Back and fill : Kararsız olmak. Rüzgara karşı volta vurmak.

İngilizce Back titration Türkçe anlamı, Back titration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Back titration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Acid salt : Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz. Sodyum klorit. Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).

Alcohols : İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkol. İspirto. Alkoller.

Additive : Katılan kimyasal madde. Katkı. Ek katkı. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katkı maddesi. Çoğalan. Toplamsal. Eklenecek. Katılacak. Toplanır.

Aliphatic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

 

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Acidimetry : Asit ölçümü. Asitimetre. Asitölçüm. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asidimetri. Asidimetre. Asit ölçme. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Alabaster : Sumermeri. Su mermeri. Kaymaktaşından yapılan. Sumermeri kaymaktaşından. Kaymaktaşı. Alçı taşı. Akmermer. Albatr. Su mermerinden yapılan.

Back titration synonyms : acid radical, aldehydes, alcoholometry, alicyclic compounds, acier inoxydable, activated coal.