Consignement türkçesi Consignement nedir

  • Konsinye mal.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Bir malı iyesi imişçesine yanında bulunduranın üçüncü kişiye yapmış olduğu koruyumcu satışı.
  • Koruyumcu satışı.
  • Konsinye satışa konu olan mal.

Consignement ingilizcede ne demek, Consignement nerede nasıl kullanılır?

Export by consignement : Konsinye satış yoluyla yapılan dışsatım. Konsinye dışsatım.

Export on consignement : Konsinye dışsatım. Konsinye satış yoluyla yapılan dışsatım.

Sale by consignement : Konsinye satış. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi.

Sale on consignement : Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi. Konsinye satış.

Consigne : Parola.

Consignees : Alıcı. Emanetçi.

Consignee : Mürselünileyh. Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi. Konsinye. Sevkıyat yapılan kimse. Bir malı saklamak için teslim alan kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcı. Emanetçi. Kendisine mal gönderilen. Kendisine mal gönderilen kimse.

Consigner : Emanet eden. Gönderici. Malı gönderen. Konsinyatör. Teslim eden.

 

Consigned : Sevkedilen. Bırakmak. Sevketmek. Göndermek. Teslim etmek. Emanet etmek.

Consigned sale : İyelik aktarımı yapılmaksızın malların satış sorumluluğu yüklenen bir tecimen ya da aracı, temsileiye gönderilmesi. Koruyum satışı.

İngilizce Consignement Türkçe anlamı, Consignement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consignement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

House arrest : Gözaltı. Ev hapsi. Evde göz hapsi.

Effacement : Ortadan kaldırma. Silme. Efasman. Yok etme. Giderme. Geri planda kalma.

Obliquity : Sapma. Eğiklik. Oblike. Eğim. Eğrilik. Yansılık. Eğilim. Yoldan çıkma. Meyil.

Gestation : Gebelik dönemi. Oluşma dönemi. Gestasyon. Fikir aşaması. Gebelik, gebelik devresi. Gebelik süresi. Gebelik. Uterus içinde embriyo gelişmesi süreci. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gebelik zamanı.

Giving birth : Doğuran.

Maternity : Annelik. Annelik duygusu. Maternite. Gebelik. Analık. Doğum. Doğum evi. Annelik statüsü.

Internment : Gözaltına alınma. Enterne işlemi. Gömme. Gözaltına alma. Mahkeme kararı olmaksızın alıkoyulma. Hapsetme. Göz hapsi. Ayırma. Enterne kampı.

Childbed : Lohusa yatağı. Loğusa yatağı. Doğum hali. Loğusalık.

Uterine contraction : Uterus kontraksiyonu. Uterus kasılması. Döl yatağının kasılma gevşeme hareketleri.

Restraint : Sınırlama. Kısıtlama. Zorlama. Zapt. Dizginleme. Çekinme. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). Kendini tutma. Kendine hakim olma. Engel.

Consignement synonyms : premature labor, premature labour, consignment, labor, lying in, committal, birth, pregnancy, asynclitism, birthing, labour, travail, parturition, commitment, imprisonment, parturiency.

Consignement zıt anlamlı kelimeler, Consignement kelime anlamı

Declassification : Gizlilik derecesini kaldırma. Gizliliğini kaldırma. Gizli belgelerin veya kayıtların sınıflandırılmasını kaldırma. Halka erişilir yapma.