Contemplating türkçesi Contemplating nedir

Contemplating ile ilgili cümleler

English: I'm contemplating this option.
Turkish: Ben bu seçeneği düşünüyorum.

English: What are you contemplating?
Turkish: Ne düşünüp taşınıyorsun?

English: She is contemplating a trip.
Turkish: O bir yolculuk düşünüyor.

Contemplating ingilizcede ne demek, Contemplating nerede nasıl kullanılır?

Contemplation : Derin düşünce. Temaşa. Niyet. Dikkatle seyretme. Dikkatle izleme. Dalma. Beklenti. Derin düşünme. Seyretme. Düşünme.

Contemplations : Dikkatle izleme. Temaşa. Derin düşünce. Seyretme. Düşünme. Bekleme. Niyet. Dalma. Umma. Dikkatle seyretme.

Contemplative : Dini düşüncelere dalmış. Düşünceye dalmış. Düşünceli. Derin düşünceye dalmış. Dalgın. Uzun uzun düşünmeyi seven.

Contemplatively : Dalgın olarak. Düşünceli bir biçimde. Düşünceli bir şekilde. Uzun uzun düşünerek. Dalgın bir şekilde.

Contemplativeness : Dalgınlık. Derin düşüncelilik. Ciddi dalgınlık. Düşünme. Düşünceye dalmış olma durumu.

Contemplated expenses for next years : Gelecek yıllar gideri. Bir yıldan daha çok süregelen sayışım dönemlerine ilişkin giderler.

 

Contemplator : Düşünür. İncelemeci. Enine boyuna düşünen. Araştırmacı.

Contemplate : Düşünmek. Süzmek. Düşünüp taşınmak. Dalmak. Seyretmek. Tasarlamak. Niyet etmek. Dikkatle seyretmek. Niyetinde olmak. Kafa yormak.

Contemplates : Kafa yormak. Dikkatle izlemek. Düşünmek. Süzmek. Seyretmek. Bakmak. Dikkatle seyretmek. Düşünüp taşınmak. Tasarlamak. Niyetinde olmak.

Contemplators : Düşünür. Enine boyuna düşünen. İncelemeci. Araştırmacı.

İngilizce Contemplating Türkçe anlamı, Contemplating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contemplating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hatcher : Düzenleme. Kurma. Kuluçka makinesi. Kuluçkaya yatan tavuk. Anaç tavuk.

Contemplate : Kafa yormak. Dikkatle seyretmek. Dikkatle izlemek. Üzerinde düşünmek. Niyetinde olmak. Düşünüp taşınmak.

Bethink : Üzerinde düşünmek. Hatırlamak. Kafa yormak. Anımsamak. Göz önünde bulundurmak.

Conceptualise : Canlandırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Kafasında canlandırmak. Tasavvur emek. Kavramsallaştırmak. Hayal etmek.

Intender : Niyetlenmiş. Niyetinde olan.

Calculation : Maloluş sayışımları. Hesap. İşletmede üretim öğelerinin kullanılması sonucu üretim giderlerini ayrı ayrı sayışımlamak ve bu giderleri üretim birimi sayısına bölerek işletmeye maloluş değerlerini saptamak için yapılan sayışmaların tümü. Hesaplama. Tahmin. Hesap sonucu. Öngörü. Çıkar hesabı.

Bounce : Geri dönme. Sıçramak. Kovmak. Zıplamak. Atılmak. Karşılıksız çıkmak (çek). Sepetlemek. Sepetlemek (argo terim).

Cerebrates : Beynini çalıştırmak.

 

Bolted : Çekilmek (partiden). Sürgülü. Cıvata ile tuttur. Çiğnemeden yutmak. Tülbentten geçirmek. Elemek. Sürgülemek. Kaçmak. Tıkınmak.

Intenders : Niyetlenmiş. Niyetinde olan.

Contemplating synonyms : proposed, blue print, break, cogitate, chew, brooding, framer, chews, cast around, cogitations, barging, conk, proposing, conceives, contemplates, architect, cruised, beholds, bolts, balance, conceive, abandon oneself to, cogitation, allow, incubation, clarified, cerebrating, decant, intend, formatting, associate, pondering, bethinks.

Contemplating zıt anlamlı kelimeler, Contemplating kelime anlamı

Thoughtless : Ahmak. Hesapsız kitapsız. Kaygısız. Bencil. Patavatsız. Dikkatsiz. Düşüncesiz. Pervasız. Tasasız. Savruk.