Contemplates türkçesi Contemplates nedir

Contemplates ingilizcede ne demek, Contemplates nerede nasıl kullanılır?

Contemplate : Niyetinde olmak. Dikkatle seyretmek. Üzerinde düşünmek. Bakmak. Düşünmek. Seyretmek. Kafa yormak. Dalmak. Tasarlamak. Niyet etmek.

Contemplated : Üzerinde düşünülmüş. Tasarlanmış. Dalmak. Tasarlamak. Süzmek. Seyretmek. Niyet etmek. Düşünmek.

Contemplated expenses for next months : Gelecek giderleri. İlgili sayışım dönemine ve aynı sayışım döneminde yer alan tümdeğer dönemlerin kendi yapılışları içinde aktarılan ve bir yıllık sayışım dönemine ilişkin olan öncelikle ödenmiş giderler.

Contemplated expenses for next years : Gelecek yıllar gideri. Bir yıldan daha çok süregelen sayışım dönemlerine ilişkin giderler.

Contemplating : Dalmak. Niyet etme. Seyretmek. Tasarlamak. Niyet eden. Niyet etmek. Düşünüp taşınma. İyice düşünme. Düşünmek. Süzmek.

Contemplativeness : Düşünme. Dalgınlık. Düşünceye dalmış olma durumu. Ciddi dalgınlık. Derin düşüncelilik.

Contemplators : İncelemeci. Araştırmacı. Enine boyuna düşünen. Düşünür.

Contemplation : Dikkatle seyretme. Düşünceye dalma. Dalma. Beklenti. Umma. Derin düşünce. Dikkatle izleme. Derin düşünme. Seyretme. Bekleme.

 

Contemplations : Niyet. Temaşa. Umma. Bekleme. Düşünme. Dalma. Dikkatle izleme. Dikkatle seyretme. Seyretme. Derin düşünce.

Contemplator : İncelemeci. Düşünür. Enine boyuna düşünen. Araştırmacı.

İngilizce Contemplates Türkçe anlamı, Contemplates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contemplates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

View : Gözetim. Görmek. Kanı. Düşünce. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Muayene etmek. Üzerinde düşünmek. Görünüm. Bakış.

Attend to : Meşgul olmak. İlgilenmek. Dikkat etmek. Uğraşmak. Mukayyet olmak.

Chews : Kurmak. Tütün parçası. Derin derin düşünmek. Gevelemek. Ağız ile çiğnemek. Düşünüp taşınma. Çiğneme.

Flirt with : Flört etmek. Aşık gibi davranmak. Kırıştırmak.

Cruises : Gemi gezisi. Ağır ağır gitmek. Yol almak. Turistik gemi yolculuğu. Gemi ile dolaşmak. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Dolaşmak. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Gemiyle gezmek.

Proposing : Çözüm getirmek. Önermek. İçmek (şerefe). Evlilik teklif etmek. Evlenme teklif etmek. Teklif etmek. Sormak. Getirmek (çözüm). İleri sürmek.

Care for : Hoşlanmak. Sevmek (birini veya bir şeyi). Çocuk büyütmek. Çocuk yetiştirmek. İstemek. Bakımını üstlenmek. Sevmek. İlgilenmek.

Attend : Devam etmek. İştirak etmek. Hizmet etmek. Eşlik etmek. Katılmak. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Dinlemek. Bulunmak. Hazır bulunmak.

 

Cast around : Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Çare aramak. Arayıp sormak. Volta vurmak. Araştırmak.

Conceive : Kavramak. İfade etmek. Kurmak. Yaratmak. Gebe kalmak. Yazmak. Hamile kalmak. Anlamak.

Contemplates synonyms : beat about, blueprinted, cogitated, cerebrated, attended, conk, hammer away, decants, be in charge of, proposes, gaze at, blue print, distill, cerebrating, think of, bethink, allow, mean, intend, be wraped up in, take, cruised, cogitate, look at, chew, drain, blueprint, blueprints, be in charge, break, fleeter, break into, bolt.