Cruises türkçesi Cruises nedir

  • Gemi ile dolaşmak.
  • Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek).
  • Gemi gezisi.
  • Dolaşmak.
  • Gezinmek.
  • Yol almak.
  • Gemiyle gezmek.
  • Ağır ağır gitmek.
  • Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak).
  • Turistik gemi yolculuğu.
  • Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe).
  • Seyretmek.

Cruises ile ilgili cümleler

English: How many cruises are there each day?
Turkish: Her gün kaç tane gemi yolculuğu vardır?

Cruises ingilizcede ne demek, Cruises nerede nasıl kullanılır?

Cruise along : Dolaşmak.

Cruise control : Seyir kontrolü. Otomatik hız kontrolü. Hız limitörü. Hız sabitleyici sistem. Hız programlayıcısı. Hız kontrolü. Hız sabitleyici. Seyahat kumandası. Hız kontrol düzeni. Düz uçuş kumandası.

Cruise missile : Güdümlü nükleer füze. Cruise füzesi. Kruz füzesi. Seyir füzesi.

Cruise ship : Turistik gezi bir ya da daha fazla değişik istikamet ziyaret etmek için kullanılan yolcu gemisi. Yolcu gemisi.

Go on a cruise : Sefere çıkmak. Vapurla geziye çıkmak.

Cruised : Dolaşmak. Gemi ile dolaşmak. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Gemiyle gezmek. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Yol almak. Gezinmek. Seyretmek. Ağır ağır gitmek. Seyir etmek.

Cruiser : Kruvazör. Hızlı savaş gemisi. İki kamaralı büyük motor. Kotra. Kamaralı büyük tekne. Bir ya da iki kamaralı büyük motor.

 

Take a cruise : Vapurla geziye çıkmak. Sefere çıkmak.

Battle cruiser : Savaş kruvazörü. Muharebe kruvazörü. Savaş gemisinden daha hızlı ve daha çok manevra kabiliyeti olan gemi. Kruvazör. Ağır kruvazör.

Stratocruiser : Stratosfer uçağı.

İngilizce Cruises Türkçe anlamı, Cruises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cruises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contemplate : Bakmak. Dikkatle seyretmek. Niyetinde olmak. Dalmak. Üzerinde düşünmek. Niyet etmek. Kafa yormak. Düşünüp taşınmak. Düşünmek.

Moseying : Dolanıp durmak. Gitmek. Ayrılmak. Avare dolaşmak.

Get about : Gezmek. Yayılmak. Duyum almak. Oradan oraya koşuşturmak. İyileşip ayağa kalkmak. Yayılmak (haber veya söylenti). Seyahat etmek. Yayılmak (söylenti). Oraya buraya gidip gelmek.

Ambulating : Dolaşıp durmak. Gezmek. Yürümek.

Get down to : -e tamamen dikkatini vermek (resmi olmayan). Bir işe başlamak. (ilişkide veya işte vb) adım atmak. İlerlemek. Ciddiyetle girişmek. Dört elle sarılmak. Başlamak.

Fleet : Park. Alay. Fani. Çevik. Donanma. Filo. Yürük. Çabuk. Süratli.

Behold : Dikkat etmek. Bakmak. Dikkatle bakmak. Farkına varmak. Gözlemlemek. Görmek.

Circuited : Turneye çıkmak. Devretmek. Etrafında dönmek.

Wending : Yola koyulma. Yol kat etmek. Yürümek. Yol gitmek.

Occasion : Lüzum. Durum. Gerek. -e yol açmak. Fırsat. Hal. Ortam. Şatafatlı kutlama. Önemli gün. Özel durum.

Cruises synonyms : ambulated, circulates, cruised, contemplating, go around, hang about, circulate, beholds, itinerate, beheld, move forward, wended, mosey, circulated, fleetest, contemplated, moseyed, exigency, become tangled, meandered, fleeter, meanders, hang around, ambulates, browse around, gaze at, travel, cruise, bat around, circuit, juncture, get around, circuiting.

 

Cruises zıt anlamlı kelimeler, Cruises kelime anlamı

Critical : Nazik. Kritik. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Tehlikeli. Yerici. Kusur bulan. Dönümcül. Hassas. Eleştirel. Ciddi.

Noncritical : Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Tehlikeli bir noktada olmayan. Ciddi olmayan. Kritik olmayan. Eleştirel olmayan.

Stay in place : Yerinde kalmak.