Contemporize türkçesi Contemporize nedir

  • Olayları birlikte gerçekleşmeleri için ayarlamak veya sunmak (ayrıca contemporise).
  • Modernleştirmek.
  • Aktüel yapmak.
  • Bir kişiyi veya bir şeyi başka biri veya başka bir şey ile aynı döneme yerleştirmek.
  • Eşzamanlı olmak.
  • Çağdaşlaştırmak.

Contemporize ingilizcede ne demek, Contemporize nerede nasıl kullanılır?

Contemporaneity : Eşzamanlılık. Çağdaşlık.

Contemporaneous : Eşzamanlı. Eş yaşlı. Aynı zamanda olan. Muasır. Eş zaman. Yaştaş. Çağdaş. Özdeş zamanda oluşmuş kayaçlar, ya da özdeş zamanda olmuş olaylar.

Contemporaneous correlation : Eş zamanlı ilgileşim.

Contemporaneous impact matrix : Eş zamanlı ilketki dizeyi.

Contemporaneously : Eş zamanlı olarak. Çağdaş olarak. Eşzamanlı olarak.

Contemporaneousness : Çağdaşlık.

Contemporary with : İle çağdaş.

Contemporaneously exogenous variable : Eş zamanlı dışsal değişken.

Contemporary : Aynı yaşta. Modern. Çağdaş. Asri. Aynı zamana ait. Muasır. Çağcıl. Günümüze ait. Eş zamanlarda yaşamış olan. Aktüel.

Contemporarily : Çağdaş bir şekilde. Yaşıt olarak. Modern olarak. Şu anki. Günümüze ait olarak.

İngilizce Contemporize Türkçe anlamı, Contemporize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contemporize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Modernizing : Çağcıllaştırmak. Modernize etmek. Modernleşmek. Yenileştirmek. Yenilemek. Asrileştirmek. Çağa ayak uydurmak. Çağ atlamak.

Modernizes : Çağa ayak uydurmak. Modernize etmek. Modernleşmek. Yenilemek. Çağcıllaştırmak. Asrileştirmek. Çağ atlamak. Yenileştirmek.

Synchronises : Eşlemek (film). Aynı anda olmak. Eşzamanlı kılmak. Senkronize olmak. Aynı zamana ayarlamak. Eşzaman kılmak. Eşzamanlı bir hale getirmek. Birlikte hareket etmek ve işlemek. Senkronize etmek.

Synchronized : Eşzamanlamak. Eşzaman kılmak. Senkronize edilmiş. Senkronize etmek. Aynı anda olmak. Senkronize.

Occur : Vuku bulmak. Meydana gelmek. Var olmak. Görülmek. Oluşmak. Çıkmak. Gerçekleşmek. Olmak. Yer almak. Akla gelmek.

Fall out : Tartışmak. Dışarıya düşmek. Külahları değişmek. Ortaya çıkmak. Dökülmek. Araları açılmak. Çatışmak. Kapışmak. Sıradan çıkmak. Bozuşmak.

Hap : Rastlantı. Olmak. Tesadüf. Baht. Meydana gelmek. Şans. Rastlamak. Tesadüf etmek. Rastgelmek.

Set up : Geçindirmek. Üzerine çıkarmak. Dikmek. Kurmak. Başlamak. Yerleştirmek. Kırmak (rekor). İşe girmek. Gevşek dokulu ve daha çok göstermeci nitelikteki oyunda, başka oyunlardan ya da sahnelerden alınmış çeşitli yerleri, durumları, kişileri, belgeleri, film ve diyaları uyumlu bir biçimde birleştirmek. Açıklamak.

Updates : Güncelleştirmeler. Modernize etmek. Güncelleştirmek.

Go on : Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde). Bel bağlamak. Yerine geçmek. Konuşup durmak. Yanmak. İlerlemek. Sürdürmek. Geçmek (zaman). İleri gitmek. Sürmek.

Contemporize synonyms : contemporise, pass off, arrange, modernize, rationalizes, pass, modernise, order, updated, synchronizes, update, synchronizing, humanised, synchronise, modernized, put, rationalize, come about, humanising, take place, happen, synchronize, modernising, humanise.