Cordoned türkçesi Cordoned nedir

  • Kordon altına alınmış.
  • Kordon ile çevrelenmiş.

Cordoned ile ilgili cümleler

English: Police cordoned off the crime scene.
Turkish: Polis olay yerini kordon altına aldı.

English: Forensics officers and criminal investigations detectives continued to work at the cordoned-off unit and its surrounds.
Turkish: Adli tıp uzmanları ve cinayet masası dedektifleri, güvenlik çemberine alınmış yerde ve çevresinde çalışmalarını sürdürdüler.

Cordoned ingilizcede ne demek, Cordoned nerede nasıl kullanılır?

Cordon bleu : Mükemmellik için verilen ödül. Birinci sınıf aşçılık. En yüksek sınıfa ait olan usta aşçıbaşı. Yüksek standarda ulaşmış aşçılık. Birinci sınıf aşçı. İyi aşçı.

Cordon blue : Şovalyelik nişanı. Birinci sınıf aşçı. Şövalyelik nişanı. Önemli kimse. Mavi kurdele.

Cordon of police : Polis kordonu.

Cordon off : Kordon altına almak. Güvenlik çemberi kurmak. Kordon oluşturarak uzak tutmak. Kordon altında almak. Güvenlik çemberi oluşturmak. Kuşatmak. Çevresini kuşatmak.

Cordon sanitaire : Güvenlik kuşağı veya kordonu.

Cordoning : Bükme kaytanı. Polis kordonu. Şerit kurdele. Askeri kordon. Şerit. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. İnsan dizisi. Kordon altına almak. Kordon.

Cordovans : İnce deri. Ayakkabı imalatçısı. İnce ve renkli deri.

 

Cordons : Kordon. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Askeri kordon. Polis kordonu. Kordon altına almak. Şerit. Bükme kaytanı. İnsan dizisi. Şerit kurdele.

Littoral cordon : Kıyı kordonu.

Cordon : Kordon altına almak. İnsan dizisi. Şerit kurdele. Polis kordonu. Bükme kaytanı. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Şerit. Askeri kordon. Kordon.

İngilizce Cordoned Türkçe anlamı, Cordoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cordoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excuse : Haklı çıkarmak. Bağışlamak. Kusuruna bakmamak. İzin vermek. Göz yummak. Affetmek. Affeylemek. Özür. Hoşgörmek. Mazur görmek.

Forgive : Kusuruna bakmamak. Silmek. Geçirmek. Bağışlama. Bağışlanma. Bahşetmek. Bağışlamak. Affetmek. Affeylemek.

Medical examiner : Tıbbi muayeneci. Muayene eden doktor. Adli tabip. Tıbbi tetkikçi.

Investigator : Araştırmacı. Tahkik görevlisi. Muhakkik. Müfettiş. Dedektif. Araştırıcı. Tetkikçi. Soruşturmacı.

Cordoned zıt anlamlı kelimeler, Cordoned kelime anlamı

Smooth : Yumuşak. Düz. Kolaylaştırmak. Sistirelemek. Mükemmel. Buruşukluklarını gidermek. Sinekkaydı. Akıcı. Huzur veren.

Fresh : Hayat dolu. Körpe. Taze. Serin. Küstah. Temiz. Yüzsüz. Arsız. Günlük. Giyilmemiş.