Correctional türkçesi Correctional nedir

Correctional ingilizcede ne demek, Correctional nerede nasıl kullanılır?

Correctional institutions : Islah müessesesi.

Correctional officer : Mahkumları eski haline getirme yönetimini denetleme görevi olan kimse. Islah memuru. Hapishane memuru.

Correction by himself : Yönetimce düzeltme. Yanlış olarak gerçekleştirilmiş olmalarında kuşku edilmeyen açık ve kesin nitelikteki vergi bozukluklarının doğrudan doğruya yönetimce düzeltilmesi.

Correction demand : Yanlış olarak gerçekleştirilen vergiler için yükümlünün vergi örgütüne dilekçe ile baş vurarak gerekli düzeltmenin yapılmasını istemesi. Düzeltme istemi.

Correction factor : Düzeltme etkeni. Düzeltme faktörü. Düzeltme çarpanı. Düzeltme katsayısı. Tashih faktörü.

Correction of decision : Karar düzeltmesi. Karar düzeltilmesi. Düzeltme kararı. Vergi alan ve ödeyen yanların yargı örgütünün kesin sonuçlarının kendilerine bildirildiği günlemeçten başlayarak 15 gün içinde bu sonuçların düzeltilmesini yazılı olarak istemeleri. Kararın düzeltilmesi.

Error correction attempt failed : Hata düzeltme girişimi başarısız.

Correction range : Düzeltme erimi.

Color correction filter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık kaynağının renk sıcaklığını boş filmin özelliklerine uydurabilmek amacıyla, bu sıcaklığı düzelten süzgeç. özellikle büyük 8 alıcılarda yapma ışığa göre hazırlanmış boş filmin gün ışığında kullanılabilmesini sağlamak için yer alan süzgeç. (bu anlamda daha çok dengeleme süzgeci terimi kullanılır). Düzeltici süzgeç.

 

Correction for grouping : Gruplama düzeltmesi.

İngilizce Correctional Türkçe anlamı, Correctional eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Correctional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Improver : Reformcu. Islahatçı. Gönüllü çalışan kimse. Geliştirici. Yenilikçi. Çırak. Düzelten kimse. Düzenleyici.

Reclamations : Değerlendirme. İyileştirme. Tarıma uygunlaştırma. İadesini isteme. Geri istenme. Tarıma elverişli duruma getirme. Geri isteme. Arazi ıslahı. Geri alma.

Punitive : Ceza niteliğinde. Ceza. Ceza gerektirici. Cezai. Acımasız. Cezayı gerektiren. Cezalandırıcı. Cezalı. Cezayla ilgili. Çok sert.

Conditioner : Şekillendirici. Koşullandırıcı. Dinlenme bölgesi. Karışma bölgesi. Uygun duruma getirici. Saç için kullanılan saç kremi (dolaşıklıkları giderir, parlak, vs. yapar). Şartlandırıcı.

Reclamation : İyileştirme. Tarıma elverişli duruma getirme. Geri isteme. Geri alma. Yeniden kullanma. Tarıma uygunlaştırma. Arazi ıslahı. Arazi kazanma. Düzeltme. Değerlendirme.

Melioration : İyileştirme. İyilenme. İyileşme. İmar işleri. Düzeltme. Islahat.

Improvement : Gelişme. Bir bulgunun eksik olan ve kullanılmasını engelleyen bir niteliğini giderme ya da daha iyi kullanılabilir duruma getirme. Düzelti. Yenilik. Kalkındırma. Islah etme. Salah. Doğanın herhangi bir parçasını şu ya da bu işe yararlı kılmak amacıyla, insanın onun üzerinde yaptığı olumlu değişiklikler. Düzelme.

 

Emendatory : Düzeltme türünden.

Proofreaders : Düzeltmen. Musahhih. Düzeltici (daktilo terimi). Musahhih (daktilo terimi). Hataları bulan.

Meliorations : Düzeltme. Islahat. İyilenme. İmar işleri. İyileştirme.

Correctional synonyms : punitory, amendment, improvers, amelioration, proofreader, meliorative, corrector of the press, breedings, correctives, ameliorations, breeding, correction, adjusting, chastening, amendatory, betterment, amends, corrector, correctors, diorthotic, corrective, bonification.

Correctional zıt anlamlı kelimeler, Correctional kelime anlamı

Rehabilitative : İyileştirici.

Correctional ingilizce tanımı, definition of Correctional

Correctional kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to, or intended for, correction. As, a correctional institution. Used for correction.