Correlativity türkçesi Correlativity nedir

Correlativity ingilizcede ne demek, Correlativity nerede nasıl kullanılır?

Correlative : Bağıntılı. Mütekabil. Karşılıklı. Benzer. Bağıntılı şey. Bağlılaşık. Korelatif. Bağlantılı. Bağlılaşık sözcük. Bağıntılayıcı.

Correlatively : Korelatif bir şekilde. Benzer şekilde. Karşılıklı olarak. Bağlantılı olarak.

Correlatives : Karşılıklı. Bağlılaşık sözcük. Benzer. Bağıntılı. Bağıntılı şey. Mütekabil. Korelatif. Bağlantılı. Bağlılaşık. Bağıntılayıcı.

Correlating : Bağ kurmak. İrtibatlandırmak. İlişiği olmak. İlintilemek. İlişkilendirmek. İlişkiyi göstermek. Bağlantı kurmak. Karşılıklı ilişkisi olmak. Uymak. İlişkili olmak.

Correlation : Nispet. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, ekonomi, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İki oluşuk ya da ayrı bölgelerdeki katmanbilgisi birimlerinin taşılbilim ve fiziksel özellikleriyle yerbilim yaşlarında ve katmanbilgisi durumlarında eşdeğerlik olduğunun belirtilmesi. Karşılıklı bağıntı. birbiriyle eşleştirilen iki küme ölçü sonuçları ya da aynı cinsten verilere ilişkin iki gözlem dizisi arasındaki bağıntı. iki puan ya da ölçü arasındaki ilişki ya da birlik; bir puanın, bir başkasıyle aynı zamanda gösterdiği değişme eğilimi. Karşılıklı ilişki. Münasebet. Kolerasyon. Değişimli ünsüzler. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi. korelasyon. İlişki.

 

Correlation ratio : Korelasyon oranı.

Correlation receiver : İlintili alıcı.

Correlation name : İlişkisel ad.

Correlation matrix : Korelasyon matriksi. İlinti matrisi. İlgileşim dizeyi. Korelasyon matrisi. İlişki dizeyi.

Correlation energy : Eksiciklerin bağımsız yörüngeçlerde değil, birbirlerini itiştirerek devinmelerinden doğan ve özdecik bağ erkelerini, geçiş erkelerini önemle etkileyen erke. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kaçınım erkesi. Korelasyon enerjisi.

İngilizce Correlativity Türkçe anlamı, Correlativity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Correlativity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connectedness : Bağlanabilme. Bağlanmışlık. Bağlanabilirlik. Bağlı olma durumu.

Reciprocity : Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Tam karşılıklı ödün ilkesi. Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi. Karşılık. Dünya ticaretini serbestleştirme çabaları çerçevesinde gümrük tarifelerinin karşılıklı görüşmelerle indirilmesinde uygulanan ve dışsatımcı ülkenin mallarına karşı ülkenin uyguladığı tarifeleri indirmesi için, karşı ülkeden dışalımını yaptığı mallara uyguladığı tarifeleri indirmesine dayanan ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlanan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. krş. eksik karşılıklı ödün ilkesi, karşılıklı ödünsüzlük ilkesi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Karşılıklı münasebet. Karşıtlık. Mütekabiliyet. Karşılıklı davranış.

 

Correlation : Bağlantı. Bağıntı. Oran. Bağlılık derecesi. İlişki. Karşılıklı ilişki. Münasebet. Bağlılaşım. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi. korelasyon. Bağlılık.

Reciprocality : Karşılıklılık. Evrik olma özelliği.