Cosmonaut türkçesi Cosmonaut nedir

Cosmonaut ile ilgili cümleler

English: In November of 1963, Valentina Tereshkova married Andrian Nikolayev. He was also a cosmonaut. Their daughter, Elena, was born in 1964.
Turkish: 1963'ün Kasım ayında Valentina Tereshkova Andrian Nikolayev ile evlendi. Aynı zamanda bir kozmonot oldu. Kızları, Elena, 1964 yılında doğdu.

English: Soviet cosmonaut Valentina Tereshkova was born in the Yaroslavl Region of Russia on March 6, 1937.
Turkish: Sovyet kozmonot Valentina Tereshkova 6 Mart 1937 tarihinde Rusya'nın Yaroslavl bölgesinde doğdu.

English: Dr. Valeri Polyakov, a Russian cosmonaut, was in space from January 8, 1994 to March 1995. He holds the record for the longest continuous stay in space.
Turkish: Dr. Valeri 8 ocak 1994 ten Mart 1995 e kadar uzayda kalan bir Rus kozmonottur. Uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde bulunduruyor.

English: Cosmonauts wear spacesuits.
Turkish: Kozmonotlar uzay giysileri giyerler.

Cosmonaut ingilizcede ne demek, Cosmonaut nerede nasıl kullanılır?

Cosmonautics : Evren gemiciliği. Uzayda yolculuk bilimi. Uzay gemiciliği. Uzay yolculuğu. Uzay gemileri ve araçlarıyle yapılan uzay gezileri; bu gezileri hazırlama düzenleme tekniği. Kozmonotik.

Cosmonauts : Uzayadamı. Kozmonot. Uzay adamı.

 

Cosmonot : Kozmonot.

Cosmo : Dünya. Kozmo. Kainat. Evren.

Cosmochemical : Kozmokimyaya ait. Kozmokimya ile ilgili (kimyasal elementlerin evrendeki dağılımını inceleyen bilim dalı).

Cosmodrome : Uzay üssü. Rusya'da bulunan uzay aracı fırlatma yeri.

Cosmogonic : Evrendoğumsal. Evrendoğum ile ilgili. Kozmogoni il ilgili (evrenin doğuşu ve gelişimini araştıran bilim).

Cosmography : Kozmografya. Kozmografi. Kainat ilmi.

Cosmoid scale : İlkel balıklarda bulunan bir çeşit pul. dişin minesine benzeyen ganoyin, dentinine benzeyen kozmin tabakaları ile bunların altında süngersi tabaka ve daha yoğun olan lamelli kemik tabakasından meydana gelen dairesel ya da eşkenar dörtgen biçimindeki pul. Dişin minesine benzeyen ganoyin, dentinine benzeyen kozmin tabakalarıyla bunların altında süngersi tabaka ve daha yoğun lamelli kemik tabakasından meydana gelen dairesel veya eşkenar dörtgen biçimindeki pul. Kozmoyit pul.

Cosmochemistry : Kozmokimya. Kimyasal elementlerin evrendeki dağılımını inceleyen bilim dalı.

İngilizce Cosmonaut Türkçe anlamı, Cosmonaut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cosmonaut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Astronaut : Uzaycı. Araçlarla yer ötesine giden ve araçta görev yapan kimse. Astronot. Gökbilimci.

Astronauts : Astronot. Uzaycı.

Spacemen : Astronot. Uzaylı.

Spaceman : Astronot. Uzaylı.

Traveller : Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Yolcu. Seyahat eden kimse. Satış temsilcisi (gezici). Pazarlamacı. Grek perdesi. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Transbordör. Gezmen. Seyyar iskele.

Traveler : Seyyar iskele. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Bkz.traveller. Seyahat eden kimse. Seyahat eden. Satış temsilcisi (gezici). Transbordör. Yolcu. Gezgin. Pazarlamacı.

Cosmonaut synonyms : spacewalker, cosmonauts, cosmonot.