Spacemen türkçesi Spacemen nedir

Spacemen ingilizcede ne demek, Spacemen nerede nasıl kullanılır?

Spaceman : Astronot. Uzayadamı. Uzay adamı. Uzaylı.

Space age : Uzay çağı.

Space bar : Boşluk çubuğu. Ara çubuğu. Ara çubuğu ara tuşu. Ara tuşu. Aralık tuşu. Espas tuşu. Mesafe çubuğu.

Space before : Öncesinde boşluk. Önce boşluk. Önceki boşluk.

Space between : Aralardaki boşluk. Ara boşluk.

Space curve : Uzay eğrisi.

Space code : Boşluk kodu.

Space charge : Uzay yükü. Bir boşluk borusunun alt-üşeğinden salımlanan eksiciklerin oluşturduğu oylamsal yük yığımı.

Space current : Boşluk akımı. Tüp yayım akımı.

Space density : Uzaysal yoğunluk. Uzayda birim oylum içindeki cisimlerin sayısı ya da toplam kütlesi.

İngilizce Spacemen Türkçe anlamı, Spacemen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spacemen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Illustration : Örneklerle açıklama. Örnekleme. Örnek. Verileri görsel kavramaya elverişli biçimde sunma. İlüstrasyon. Tanım. Misal. Resim. Görünüleme. Açıklama.

Aliening : Yabancı kelime. Yabancı. Yabancı uyruklu kimse. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Farklı. Uymayan. Yaratık. Ecnebi. Başka bir ülkeden gelen kişi.

 

Astronauts : Uzaycı.

Sample : Numunelik. Bir evrenden, ilgili ayrıtlarını yansıtmak üzere seçilmiş yeterli sayıdaki gözlem birimi. İstatistikte, çekildiği evreni temsil ettiği düşünülen ve evrenden çekilen küçük bir grubun oluşturduğu topluluk. Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi. Mostra. Denemek. Göstermelik. Eşantiyon. Model. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça.

Cosmonauts : Kozmonot.

Alien : Ters. Ecnebi. Uymayan. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Aktarma (dilbilgisi terimi). Karşıt. Zıt. Başka bir ülkeden gelen kişi. Yabancı kelime. Yabancı uyruklu kimse.

Cosmonaut : Sovyet uzayadamı. Kozmonot.

Instance : Aşama. İstek. Durum. Rica. Örnek. Kerte. Olay. Dava. Misal. Kere.

Example : Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. İbret. Misal. Mesala. Numune. Örnek. Kip. Ders.

Spacemen synonyms : cytologic specimen, spaceman, representative, astronaut, spacewomen, spacewoman.