Courses türkçesi Courses nedir

Courses ile ilgili cümleler

English: Instructional videos are a key component of many online courses.
Turkish: Öğretim videolar birçok çevrim içi derslerin önemli bir bileşenidir.

English: I hate so-called "30 days" language courses.
Turkish: Sözde "30 günlük" dil kurslarından nefret ediyorum.

English: Golf courses have either 9 or 18 holes.
Turkish: Golf sahaları ya 9 ya da 18 deliğe sahiptir.

English: She was able to continue her education through correspondence courses.
Turkish: O, mektupla öğretim ile eğitimine devam edebildi.

English: We must register for the courses that we're going to take by tomorrow.
Turkish: Yarına kadar alacağımız kurslar için kayıt yaptırmalıyız.

Courses ingilizcede ne demek, Courses nerede nasıl kullanılır?

Courses of study : Müfredat programı. Bir dizi derste verilen eğitim. Başlıca. Öğretim programı. Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu. Bir okulu bitirmek ya da bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan program. öğretilmesi istenilen ders ya da konuların amaçlar, yönergeler ve ders gereçleri ile birlikte sıralı olarak düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan kılavuz. öğrencilere bir plana göre kazandırılması istenilen öğrenim yaşantılarının tümünü içine alan program. Akademik dersler programı.

 

Change courses : Dümen kırmak. Yön değiştirmek. Rota değiştirmek.

Correspondence courses : Mektupla öğretim.

Extramural courses : Üniversitede kolejde veya diğer eğitim enstitülerinde normal çalışma düzenine ilaveten dışardan verilen kurslar.

Monthly courses : Adet.

Racecourses : Koşu yolu. Parkur (at yarışı). Yarış pisti. Parkur. Koşu parkuru. Hipodrom. Yarışlık.

Recourses : Yardım dileme. Başvuru. Rücu. Başvurulacak yer. Merci. Yardım kaynağı. Rücu hakkı. Müracaat. Başvurulacak kimse. Başvurma.

Watercourses : Suyolu. Çay. Dere. Nehir yatağı.

Discourses : Tez. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Nutuk. Söylev. Bahsetmek. Söylem. Konuşma. İşlemek. Konuşmak. Araştırma.

Village courses : Köy kursları. Köylünün iş ve gücünde daha verimli olması, yaşayış koşularının iyleştirilmesi ve yurt kalkınmasına yardımcı olması amacıyla kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı açılan kısa süreli meslek kurslarına verilen genel ad.

İngilizce Courses Türkçe anlamı, Courses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Courses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fashion : Biçimlendirmek. Uydurmak. Tarz. Dış görünüş. Tasarlamak. Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi. Biçim. Öncülük etmek. Moda. Meydana getirmek.

Conventions : Toplama. Toplanma. Yapılagelişler. Kongre. Düzen. Toplantı. Teamüller.

Coursework : Ödev. Sınıf çalışması. Bir ders için gerekli olan ödevler.

 

Way : Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Taraf. Başarmak. Bakım. İş alanı. Mesafe. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Yol. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Civar.

Folk : Halk. Kavim. İnanç. Halk müziği. İnsanlar. Irk. Aile. Bir toplum içinde, ortak gelenek, görenek, davranış ve uygulamalardan oluşan bir kültürel düzende yaşayan insan topluluğu, bk. halk kültürü, halk yaşantısı, halk toplumu, halk katmanı, seçkin kültürü, krş. toplum, köy, boy. Ahali.

Lesson : İbret. Ders. Çimke. Paylama. Hisse. Azar.

Bleedings : Suverme. Beton sütü. Kanama. Kanayarak. Kanayan. Havasını alma. Allah'ın cezası. Kanatma.

Extension course : Harici kurs. İlave sınıf. Gelişmiş veya ileri çalışma kursu.

Class : Sınıflandırmak. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Klas. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Derslik. Kategorilere ayırmak. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Saymak.

Refresher course : Hatırlatıcı kurs. Bilgi tazeleme kursu. Takviye kursu.

Courses synonyms : required course, shop class, art class, orientation course, propaedeutics, course of instruction, class period, home study, childbirth preparation class, course session, educational activity, directed study, didactics, propaedeutic, entries, period, industrial arts, trend, catamenia, convention, seminar, instruction, direction, refresher, customary usage, custom, education, elective course, menstruations, menses, course of lectures, orientation, folkway.

Courses zıt anlamlı kelimeler, Courses kelime anlamı

Blessed : Bereketli. Kutsal. Huzurlu. Kutsanmış. Mübarek. Mutlu. Kutlu. Allah'ın. Mutluluk veren.