Criminals türkçesi Criminals nedir

Criminals ile ilgili cümleler

English: Not all criminals need to be incarcerated.
Turkish: Suç işleyen herkesin hapse atılmasına gerek yok.

English: In Singapore, one way to punish criminals is to whip them.
Turkish: Singapur'da suçluları cezalandırmanın bir yolu da onları kırbaçlamaktır.

English: Many criminals in America are addicted to drugs.
Turkish: Amerika'da çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.

English: Many criminals in the United States are addicted to drugs.
Turkish: Birleşik Devletler'deki birçok suçlu uyuşturucu bağımlısıdır.

English: Jail is where criminals go to be punished.
Turkish: Hapishane suçluların cezalandırılmak için gittiği yerdir.

Criminals ingilizcede ne demek, Criminals nerede nasıl kullanılır?

Criminal abortion : Kriminal düşük. Kriminal abortus.

Criminal action : Ceza davası. Ceza kovuşturması. Ceza mahkemesinde talep etme (genellikle devlet veya ulus tarafından). Cezai takibat.

Criminal assault : Irza tecavüz.

Criminal behaviour : Bir toplumda ya da toplumsal kümede suç sayılan davranış, bk. suç. Suçlu davranışı. Suçlu davranış.

Criminal case : Ceza davası. Kamu davası. Davacı tarafın bir suçla suçlanan kişiye karşı kullandığı delil ve şahitler.

 

Criminal investigation department : Suç soruşturma birimi. Cinayet masası. Suçları inceleyen scotland yard departmanı.

Criminal investigation : Suç soruşturması. Suç araştırmaları. Cezai soruşturma. Ceza kovuşturması.

Criminal jurisdiction : Cezai yargı yetkisi. Ceza davaları yargı yetkisi. Yargılama yetkisi.

Criminal charge : Cezai kovuşturma. Suçlandırma. Suç isnadı. Suçlama. Suçluluk isnadı. İddianame. İthamname.

Criminal discretion : Cezai ehliyet.

İngilizce Criminals Türkçe anlamı, Criminals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Criminals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jailbird : Mahpus. İp kaçkını. Hapishane kuşu. Hapishane gediklisi.

Recidivists : İtiyadi suçlu. Mükerrer hükümlü. Residivist. Tekrar suç işleyen sabıkalı.

Culprit : Fail. Sanık. Zanlı. Hükümlü. Mücrim. Maznun.

Convicted previously : Eski hükümlü.

Goon : Aptal. Kaşkaval. Kundakçı. Şapşal. Grevcilere şiddet gösteren görevli. Yöndemsiz. Grev yapan işçiler arasında karışıklık yaratarak onlar haksız duruma düşürmeye çalışan kimse. Şavalak. Salak. Kiralık katil.

Toughie : Zor durum. Çıkmaz. Kabadayı. Açmaz. Bıçkın.

Recidivous : Çok sabıkalı.

Lawbreaker : Kanuna itaat etmeyen. Kanun tanımayan kimse. Yasayı ihlal eden kimse. Yasalara saygısız. Kanunları ihlal eden kimse. Cani. Yasaya uymayan kimse.

Accessary : Aksesuar. Suç ortağı olan. Suç ortağı. Yardakçı. Yardımcı. Suçortağı.

Treasonist : Hain.

Criminals synonyms : suborner, gangster's moll, strong armer, moon curser, fugitive from justice, mafioso, gun moll, law offender, culprits, moonshiner, outlaw, accused, stealer, runner, raper, repeater, abductor, picaroon, desperado, criminal, hood, firebug, guilty, apache, apaches, murderer, manslayer, highbinder, extortioner, picaroons, moll, peddler, kidnaper.

 

Criminals zıt anlamlı kelimeler, Criminals kelime anlamı

Innocent : Masum. Azade. Zararsız kimse. Kabahatsiz. Zararsız. Suçsuz. Hilesiz. Günahsız. Saf. Temiz kalpli.

Right : Tam olarak. Sağa. Sağdan. Doğrulmak. Düzgün. Derleyip toplamak. Gayet. Haklı. Hak. Dosdoğru.