Criminal charge türkçesi Criminal charge nedir

Criminal charge ile ilgili cümleler

English: The police are reluctant to pursue criminal charges in medical cases.
Turkish: Polis tıbbi konulardaki kriminal suçlamaları izlemekte isteksizdir.

English: Ali is facing criminal charges.
Turkish: Ali cezai yaptırımla karşılaşıyor.

Criminal charge ingilizcede ne demek, Criminal charge nerede nasıl kullanılır?

Criminal : Suç oluşturan. Cezalı. Sabıkalı. Çok kötü. Ceza. Canice. Cinai. Suça ait. Cinayet. Kabahatli.

Charge : Harç. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Suçlama. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Besleme. Yük. Bilgi vermek. Yüklemek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Tembihlemek.

Criminal abortion : Kriminal düşük. Kriminal abortus.

Criminal action : Ceza kovuşturması. Ceza davası. Cezai takibat. Ceza mahkemesinde talep etme (genellikle devlet veya ulus tarafından).

Criminal assault : Irza tecavüz.

Criminal behaviour : Suçlu davranışı. Bir toplumda ya da toplumsal kümede suç sayılan davranış, bk. suç. Suçlu davranış.

 

İngilizce Criminal charge Türkçe anlamı, Criminal charge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Criminal charge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indictments : İddianameler. İtham. Dava açma.

Complaint : Yakınma. Şikayet sebebi. İsnat. Rahatsızlık. Sitem. Hastalık. Resmi şikayet. İftira.

Accusation : İtham. İtham etme. Dava. Sav belgesi.

Indictment : İtham. Mahkemeye verme. İttihamname. Savca. Dava açma. Töhmet. Yakınma. Şikayet name.

Criminal prosecution : Ceza kovuşturması. Yasal takibat. Ceza davası. Cezai takibat.

Bill of indictment : Dava. İtham.

Charge : Kredi kartından almak. Doldurmak. Üzerine atmak. Suçlamak. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Bir sürece gönderilen ham özdek. Tembihlemek. Yük. Sorumlu tutmak. Hücum etmek.

Incrimination : İtham.

Accusations : İtham. Suçlamalar.

Complaints : Yakınma. Ağlayıp sızlanma. Sitem. Şikayet. Dert. Şikayet sebebi. İftira. Şikayetler. Rahatsızlık.

Criminal charge synonyms : accusing, accusal, accusals, charge sheet, blame, arraignment, blaming, condemnation, arraignments, allegation, charging.