Crud türkçesi Crud nedir
Crud ile ilgili cümleler
English: They're loading crude oil onto the ship.
Turkish: Gemiye ham petrol yüklüyorlar.
English: Mike made a crude table out of logs.
Turkish: Mike kütüklerden basit bir masa yaptı.
English: His crude jokes made Jane angry.
Turkish: Onun nezaketsiz şakaları Jane'i kızdırdı.
English: I was offended by her crude manners.
Turkish: Onun kaba davranışı tarafından rencide edildim.
English: His answer was crude.
Turkish: Onun yanıtı nezaketsizdi.
Crud ingilizcede ne demek, Crud nerede nasıl kullanılır?
Cruddy : Tiksindirici. Kirli. Çok pis. Bir işe yaramaz. Kalitesi. İğrenç. Kötü. Berbat.
Crude : Cırlak (renk). Kaba. Çiğ. Kaba saba. Kabataslak. Baştan savma. Acemi. Yavan. İyi yapılmamış. İlkel.
Crude ash : Hk. Ham kül. Yem maddesinin genellikle 550 0cde 4-5 saat süreyle yakılmasıyla elde edilen, az bir miktar organik madde kalabilen bünyesindeki minerallerden bazıları uçabilen ve bünyesinde bulunmadığı halde dışarıdan karışmış kum vb. bulunabilen kül, hk.
Crude ash analysis : Yemlerdeki inorganik madde miktarını belirlemek amacıyla yapılan ve darası alınmış porselen krozeye konulan yem örneğinin 550-650 ocde 4-5 saat süreyle kül fırınında yakılması, krozelerin fırından alınarak desikatörde soğuduktan sonra tartılması ve daha sonra eldeki veriler formüle koyularak hesaplanması işlemi. Ham kül tayini.
Crude birth rate : Bir sene içinde her bin kişiye isabet eden doğum sayısı. Ham doğum oranı. Belli bir çoğanın doğurganlık hızını ölçen ve yıllık doğum sayısının toplam çoğaya oranını binde olarak dile getiren ölçüm, bk. doğurganlık, kaba ölüm hızı. Kaba doğum hızı.
Crude fiber : Yem örneğinin asit ve alkalilerde kaynatıldıktan sonra geriye kalan protein, yağ ve azotsuz öz maddelerden arındırılmış kısmı. sindirimin düzenli olması için değişik rasyonlarda değişik oranlarda olması gereken, selüloz, hemiselüloz, lignin ve pektin içeren kompleks karbonhidratlar, lifli maddeler, bitki hücre duvarının bileşeni, yapısal karbonhidrat, hs. Ham selüloz. Ham lif. Ham elyaf.
Crude oil : Yer kabuğundan çıkartılan gaz, sıvı ve katı hidrokarbonların kara-kahverenkli, yanıcı, koyu bir karışımı. Yeryağı. Petrol. Tasfiye edilmemiş akaryakıt. Ham petrol.
Crude death rate : Belli bir çoğanın ölümlülük hızını ölçen ve yıllık ölüm sayısının toplam çoğaya oranını binde olarak dile getiren ölçüm. bk. ölümlülük, kaba doğum hızı. Kaba ölüm hızı. Kaba ölüm oranı. Bir sene içinde her bin kişiye isabet eden ölüm sayısı.
Crude fibre : Ham elyaf.
Crude gmm in first differences : Birinci farklar cinsinden kaba gmm.
İngilizce Crud Türkçe anlamı, Crud eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beastly : Kaba. Çirkin. Hayvanca. Sevilmeyen. Berbat. Kötü. Beğenilmeyen. Sevimsiz. İstenilmeyen.
Blighters : Gıcık tip. Sinir bozucu tip. Genç adam. Boş herif. Herif. Gıcık herif. Delikanlı.
Dirtiness : Aşağılıklık. Kirlilik. Adilik. Pasak.
Contamination : Bulaştırma. Yabancı özdeklerin katılmasıyla bir ortamın arılığını yitirmesi. Kirlenme. Yabancı madde etkisiyle kirlenme veya saflığını kaybetme, enfekte olma, kontaminasyon, hlk. arız olma. yemin doğal yapısında bulunmadığı halde işlem sırasında veya daha sonra zehirli maddeler, yabancı ot tohumları, böcek ve diğer yabancı maddelerin yeme karışması. hasta veya ölmüş hayvanlardan alınan marazi maddelerin veya bu marazi maddelerden elde edilen kültürlerin tesadüfen başka mikroplarla bulaşabilmesi. Biyoloji, kimya, nükleer enerji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yabancı kayaçların magma içinde katılaşması. Bulaşım. Kirlenme (mikrop veya zehir vb ile). Kirletme (mikrop veya zehir vb ile).
Abominable : Felaket. Menfur. Berbat. Nefret verici. Murdar. Çok kötü. Fena. Çok pis. İkrah doğuran.
Chip : Çentik. Takılmak. Yontmak. Fiş. Kırıntı. Havalandırmak top. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse. Kırılmak. Mikrodevre (bilgisayar). Kırılgan olmak.
Brushing : Fırçalama. Süprüntü. Fırça ile boyama. Fırçalayış.
Waste : Sarfiyat. Harap. Artık. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Kıraç. İsraf. Güçten düşmek. Çarçur etmek. Atık. Boşa geçirmek.
Disease : Hastalık. Rahatsızlık. Dert. İllet. Maraz. Lyme hastalığı. Sayrılık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu.
Contemptible : Adi. Alçakça. Alçak. Aşağılık. Hor.
Crud synonyms : skank, crap, duff, blackguards, cocksucker, waste material, beneath contempt, crappier, black guard, asshole, duffs, dinginess, garbage, dregs, blighter, abject, dirt, awful, drek, atrocious, cruds, filth, waste product, drecks, crappie, waste matter, blackguard, chuffer, contaminations, awfuller, dreks, dust, crapping.
Crud ingilizce tanımı, definition of Crud
Crud kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Curd].

Bu kısımda Crud kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crud ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crud anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crud ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.