Süprüntü nedir, Süprüntü ne demek

  • Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp.
  • Bayağı, aşağılık şey ya da kimse

"Süprüntü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı." - E. E. Talu

Süprüntü kısaca anlamı, tanımı:

Süprüntücü : Her şeyin en kötüsünü alan veya satan kimse. Herhangi bir yerin süprüntüsünü temizleyen kimse.

Süprüntülük : Çöplük.

Temizlik : Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme. Temizleme işi. Temiz olma durumu, arılık, saffet, nezafet. Temiz durma veya tutma durumu.

Toplanan : Toplama işleminde toplamı oluşturan sayılardan her biri.

Aşağılık : Aşağı olma durumu, adilik. Niteliği düşük, adi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bayağı : Oldukça, epey. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. Gerçekten. Aşağılık, pespaye. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal.

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Süprüntü sinekleri : Parlak, esmer, sarımsı çizgilerle süslü olup, kurtçuk evresinde yaprakbitlerine düşkünlüğü nedeniyle tarımla uğraşanların büyük yardımcısı, sayılan, yine bu evrede memelilerin, bu arada insanların sindirim aygıtına ve dış-kulak borusuna yerleşebilen, çiftekanatlılar familyası.

 

Diğer dillerde Süprüntü anlamı nedir?

İngilizce'de Süprüntü ne demek? : adj. refuse

n. sweepings, rubbish, sweeps, dross, offscourings, brushing, dregs, candle end, dreg, garbage, refuse, rejectamenta, trumpery

Fransızca'da Süprüntü : balayures, immondices, excrément [le], ordure [la]

Almanca'da Süprüntü : n. Abfall, Kehricht, Müll, Unrat

Rusça'da Süprüntü : n. сор (M), дрянь (F)