Crumped türkçesi Crumped nedir

  • Crump.
  • Çıtırdama sesi yapmak.
  • Pat sesi çıkartmak.
  • Şiddetlice vurmak.

Crumped ingilizcede ne demek, Crumped nerede nasıl kullanılır?

Crumpet : Kafa. Seksi karı. Fıstık (argo terim). Seksi. Seksi kadın. Kızarmış hamur tatlısı. Hamburger ekmeği. Fıstık.

Crumpets : Kızarmış hamur tatlısı. Fıstık (argo terim). Seksi kadın.

Crump : Pat sesi çıkartmak. Şiddetlice vurmak. Çıtırdama sesi yapmak. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

Crumping : Çıtırdama sesi yapmak. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Crump. Pat sesi çıkartmak. Şiddetlice vurmak.

Crumple : Örselenmek. Çökertmek. Kırışmak. Çökmek. Kırıştırmak. Devirmek. Örselemek. Buruşturmak. Buruşmak. Düşmek.

Scrump : Ağaçtan meyve aşırmak. Elma çalmak. Bahçeden meyve çalmak.

Scrumptious : Mükemmel. Harika. Enfes. Harikulade. Leziz. Nefis. Çok güzel. Şahane.

Crumple up : Darmadağın olmak. Yıkılmak. Düşmek. Buruşturmak. Kırıştırmak. Çökmek.

Crumples : Devirmek. Çökmek. Buruşmak. Çökertmek. Örselemek. Kırıştırmak. Örselenmek. Kırışmak. Buruşturmak. Düşmek.

Crumpled up : İçi bozulmuş. Darmadağın olmak. Buruşturmak. Çökmüş. Yıkılmak. Düşmek. Kırıştırmak. Çökmek.

İngilizce Crumped Türkçe anlamı, Crumped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crumps : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

Crumping : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

Strap : Gitar, voleybol alanlarında kullanılır. Bağlamak. Kayışla bağlamak. Ustura kayışı. Tasma. Bağlama bileziği. Kayışla dövmek. Atkı. Ayakta çalınabilmesi için gitara takılarak omuzdan aşırılan kuşak. Kayışla bilemek.

Rough : Ham. İşlenmemiş. Pürüzlü. Taslağını yapmak. Yaklaşık. Kulak tırmalayıcı. Gürültücü. Engebeli arazi. Külhanbeyi. Aşağı yukarı.

Crump : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

Crumped synonyms : unsmooth.

Crumped zıt anlamlı kelimeler, Crumped kelime anlamı

Smooth : Sistirelemek. Mükemmel. Tatlı. Yumuşak. Düzgün. Hoş. Tesviye etmek. Buruşukluklarını gidermek. Düz. Kolay.

Bare : Tamtakır. Soymak. Açık. Açmak. Çıkarmak. Süssüz. Yalın. Açılmak. Boş. Çıplak.