Cryophill türkçesi Cryophill nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çok soğuk topraklarda yetişen bitkiler.
  • Psikrofil.

Cryophill ingilizcede ne demek, Cryophill nerede nasıl kullanılır?

Cryophilic : Psikrofil. Kriyofilik. Çok soğuk topraklarda yetişen bitkiler.

Cryoplankton : Kutup bölgelerinde buzullar üzerinde bulunan plankton. Kriyoplankton.

Cryopreservation : Kriyoprezervasyon. Hücre, doku, embriyo veya tohumların yaşayabilirliğini sürdürmek için çok düşük sıcaklıklarda, sıvı azotta -196 oc da depolanması veya saklanması, kriyopreservasyon. Dondurarak saklama. Soğuk saklama. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kriyopreservasyon. Hücrelerin, dokuların, embriyoların ya da tohumların çok düşük sıcaklıklarda (-100 °c'den aşağıda) depolanması.

Cryoprotectant : Dondurma sırasında hücre ve dokuları hasardan korumak için kullanılan, gliserol benzeri bir madde. Donma etkisinden koruyan. Kryoprotektant. Kriyoprotektant. Donmatutar. Kriyoprotektan. Balıkta kas proteinlerinde dondurma sırasında meydana gelebilen istenmeyen bazı tepkimeleri önlemek amacıyla, su ürünleri teknolojisinde özellikle surimi yapımında dondurma işleminden önce kullanılan, genellikle şeker, sorbitol, polifosfat ve tuz gibi katkı maddeleri. Donma koruyucu.

Dacryops : Sıvı fazlalığı nedeniyle gözyaşı kanalının şişmesi. Gözde bulunan aşırı gözyaşı. Dakriyops. Gözlerin sulanması durumu.

 

İngilizce Cryophill Türkçe anlamı, Cryophill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cryophill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Cryophilic : Kriyofilik.

Psychrophill : Soğuk seven.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Cryophill synonyms : psychrophilic, abacus bodies, aardwolf, acacia, abambulacral area, abramis zone, abductor muscle, abiotic factor, psychrophile, abiotic environment.