Curates türkçesi Curates nedir

  • (sergi vb hakkında) küratörlüğünü yapmak.
  • Vaiz.
  • Papaz.
  • Stajyer papaz.
  • Papaz yardımcısı.

Curates ingilizcede ne demek, Curates nerede nasıl kullanılır?

Curate : Stajyer papaz. Vaiz. Papaz yardımcısı. (sergi vb hakkında) küratörlüğünü yapmak. Papaz.

Curated : Papaz. Stajyer papaz. Papaz yardımcısı. Vaiz. (sergi vb hakkında) küratörlüğünü yapmak.

Accurate : Kesin. Tam. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Yanlışsız. Dakik. Doğru. İnce. Hassas. Sahi.

Accurate accounting : Doğru muhasebe. Kusursuz muhasebecilik.

Accurate description : Kesin tarif. Doğru tanımlama. Tam tanım.

Curative treatment : Küratif tedavi. Hastalıkların ilaçlarla tedavi edilmesi.

Curation : Kür. İyileştirme. Tedavi.

Curative : Şifalı. Hastalığı iyileştirici. Sağlık. Sağlığa kavuşturucu. İyileştirici. Küratif. Tedavi edici, hastalığı iyileştirici. Derman. Tedaviye ait. Çare.

Inaccurate : Kusurlu. Hatalı. Doğru olmayan. Yanlış.

Accurate measurement : Hassas ölçüm.

İngilizce Curates Türkçe anlamı, Curates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soapbox : Sabun sandığı. Sabun kutusu. Sandık. Sabunluk. Konuşma kürsüsü. Sokak kürsüsü.

Minister : Orta elçi. Ortaelçi. Bakan. Papaz (protestanlıkta). Nazır. Yardım etmek. Vekil. Bakmak.

 

Chalkstone : Nıkris uru. Kireçtaşı. Tebeşir taşı.

Dominie : Rahip. Öğretmen. Hoca.

Clerics : Yazışma. Rahip.

Clergyman : Rahip.

Packing case : Ambalaj sandığı. Tahta kasa. Sandık. Tahta sandık. Eşya sandığı.

Churchmen : Rahip. Kiliseye devam eden kimse.

Devil dodger : Kilise üyesi dindar kimse.

Curates synonyms : curate, maggid, clergymen, salt, curated, vicar, cleric, ministering, box, tophus, blackcoat, ministered, churchman, canons, vicars, chaplains, packing box, clerk in holy orders, ecclesia, chaplain.

Curates zıt anlamlı kelimeler, Curates kelime anlamı

Layman : Laik kimse. Laik. Meslekten olmayan kimse. Hukukçu olmayan kimseler. Ruhani sınıftan olmayan kimse. Avukatlık mesleğine mensup olmayanlar. Bir mesleğin yabancısı. Meslekten olmayan. Rahip olmayan kimse. Ruhban sınıfından olmayan kimse.

Uncrate : Açmak. Kasadan veya sandıktan çıkarmak. Boşaltmak (kasaları veya kutuları).