Cutting down türkçesi Cutting down nedir

Cutting down ile ilgili cümleler

English: Instead of cutting down on cigarettes, why don't you just give them up?
Turkish: Sigaraları azaltmak yerine neden sadece onları bırakmıyorsun?

English: I'm cutting down on sweets.
Turkish: Şekerlemeyi azaltıyorum.

English: Rather than cutting down on cigarettes, sir, why don't you just give them up?
Turkish: Sigaraları azaltmaktansa, bayım, niçin onları bırakmıyorsun.

Cutting down ingilizcede ne demek, Cutting down nerede nasıl kullanılır?

Cutting : Yol. Aşı dalı. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Kesim. Kertik. Kesici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tünel. Hafriyat. Dal çeliği.

Down : Yıkmak. Çabucak içmek. Yere yıkmak. Aşağıya doğru. Alaşağı etmek. Yere sermek. Bozuk. Beri. Aşağısına doğru. Aşağı.

Cutting age : Kesim yaşı. Hayvanın kesim yaşı.

Cutting and editing : Filmin kesilerek kaba kurgusunun gerçekleştirilmesi işi. Kesim ve kurgu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cutting angle : Kesme açışı. Kesme açısı.

Cutting barrel : Sepet. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap.

 

İngilizce Cutting down Türkçe anlamı, Cutting down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cutting down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Retrenchments : Azaltma. Kemer sıkma. Kısaltma. Metris içi hendek. Personel sayısını azaltma. Kırpma. Personel sayısını düşürme. Kısma (masrafları). Azaltma (masrafları).

Restriction : Kısıtlama. Daraltma. Daralma. Mal giriş ve çıkışlarına kimi nedenlerle konan bağ ve koşullar, a, bk. kısıntı. Tahdit. Bir deneylemede, denekleri deneyin gidişini etkileyebilecek davranışlardan alıkoyma ya da deneysel amaçlarla engelleyici koşullar oluşturma. Sınırlama. Sınırlandırma. Koşul.

Narrowness : Darlık. Kısıtlılık. Sınırlama.

Curtailments : Kesme. Kısa kesme. Kısaltma. Azaltma. Kısma. İndirme.

Curtailment : İndirme. Kısaltma. Kesme. Kısa kesme. Kısma. Azaltma.

Retrenchment : Azaltma. Azaltma (masrafları). Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Metris içi hendek. Personel sayısını düşürme. Personel sayısını azaltma. Kısma (masrafları). Kırpma. Kısaltma.