Narrowness türkçesi Narrowness nedir

Narrowness ingilizcede ne demek, Narrowness nerede nasıl kullanılır?

Narrow an argument down : Bir tartışmayı açıkça belirlemek. Bir tartışmayı daraltmak.

Narrow angle beam : Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı. Dar (açılı) ışın.

Narrow angle lighting fitting : Toplayıcı ışıklık. Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.

Narrow band : Dar bant.

Narrow boat : Dar gemi. Özellikle ingiltere'de kanallarda kullanılan bir çeşit gemi.

Narrow circumstances : Parasızlık. Darlık. Fakirlik. Yokluk. Zaruret. Yoksulluk.

Narrow circle : Dar çevre. Sınırlı topluluk.

Narrow gauge cine camera : Amatör kamerası. Dar filmleri kullanan, ufak, hafif, kolayca çalıştırılabilen alıcı çeşidi. Özenci alıcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar film kamerası.

Narrow down : Daraltmak. Azaltmak. Kısıtlamak. Sınırlandırmak.

Narrow escape : Kıl payı kurtulma. Ucuz kurtulma. Darı darına kurtulma.

İngilizce Narrowness Türkçe anlamı, Narrowness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrowness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Droughts : Kuruluk. Su kıtlığı. Susuzluk. Nemsiz. Kuraklık. Kıtlık. Kurak.

Curtailment : Kısaltma. Kısma. Kesme. Azaltma. Kısa kesme. İndirme.

Constraints : Çekinme. Kendini tutma. Baskı. Kısıtlar. Zorlama. Alıkoyma. Sabitler. Zor.

Cutting down : Kesip devirme. Pürüz giderme.

Denseness : Kesiflik. Yoğunluk. Kalınlık. Kesafet. Koyuluk. Sıkışıklık. Sıklık. Bir maddenin bir mililitresinin gram olarak ağırlığı. her birim alandaki birey sayısı, dansite, konsantrasyon.

Bordering : Çerçevelemek. Sınır koymak. Benzer olmak. Kenar geçirmesi. Demeye gelmek. Sınırlayan. Kıyısı olan. Bitişik olmak. Sınırdaş.

Pressures : Pres. Basınç. Zorlama. Sıkıntı. Baskılar. Sıkışma. Tazyik. Baskı.

Breadth : Genişlik. Vüsat. En. Genişlik (gemide). Arz. Düşünce özgürlüğü. Uzaklık. Liberallik. Saha. Mesafe.

Delimitations : Sınırlandırma. Sınır çizme. Tahdit. Limit koyma.

Closeness : Havasızlık. Yakınlık. Kapalılık. Sıklık. Gizlilik. Sıkılık. Sıkışıklık. Tahminde yakınlık. Cimrilik.

Narrowness synonyms : scantiness, scantness, greyness, containment, confinement, hardship, pressuring, width, chain, circumscribing, retrenchment, picking, narrow circumstances, fineness, confinements, constraint, circumscriptions, thinness, grayness, restriction, pressure, limitation, chains, pokiness, clampdown, circumscription, borderings, exiguities, exiguity, astriction, curtailments, retrenchments, drought.

Narrowness zıt anlamlı kelimeler, Narrowness kelime anlamı

Wideness : Bolluk. Genişlik.

Broad mindedness : Geniş fikirlilik. Ürkütücü veya karşıt görüş ve davranışları tolore etme ve tahammül gösterme eğilimi.

 

Tolerance : Yanılma payı. Hoşgörülülük. Herhangi fizik ya da kimya dizgesinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde ya da çalıştırılmasında izin verilen en çok yanılma sınırı. Tahammül (organizma vb'ne özgü). Oynama payı. İhtiyat payı. Hoşgörü. Tolerans. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Müsamaha.

Narrowness ingilizce tanımı, definition of Narrowness

Narrowness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition or quality of being narrow.