Czechoslovak türkçesi Czechoslovak nedir

  • Çek.
  • Çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan.
  • Çekoslovak.
  • Çekoslovakyalı.

Czechoslovak ile ilgili cümleler

English: I like Czechoslovakia a lot.
Turkish: Ben, Çekoslovakya'yı çok beğeniyorum.

Czechoslovak ingilizcede ne demek, Czechoslovak nerede nasıl kullanılır?

Czechoslovakia : Orta avrupa'da eski bir ülke (günümüzde çek cumhuriyeti ve slovakya olarak ikiye bölünmüştür). Çekoslovakya.

Czechoslovakian : Çekoslovakyalı. Çek. Eski bir ülke olan çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan kimse. Çekoslovak çekoslovak. Çekoslovakyalı kimse. Çekoslovak. Çekoslavak.

Czechoslovakians : Çekoslovak çekoslovak. Çekoslovakyalı kimse. Eski bir ülke olan çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan kimse. Çekoslovak. Çekoslovakyalı. Çek. Çekoslavak.

Czechoslovaks : Çekoslovakyalı. Çekoslovak. Çek. Çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan.

Czechoslavakian : Çekoslovak.

İngilizce Czechoslovak Türkçe anlamı, Czechoslovak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Czechoslovak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

European : Frenk. Biseksüel. Avrupa ile ilgili. Avrupalı. Alafranga. Avrupa. Avrupa'ya ait. Avrupa'ya özgü. Avrupai.

Czechoslovakians : Çekoslovakyalı kimse. Çekoslovak çekoslovak. Eski bir ülke olan çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan kimse. Çekoslavak.

 

Cheque : Makbuz. Çek keşide etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Çek yazmak. Adisyon. Herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka tarafından ödenen değerli kağıt. Hesap. Hesap (lokanta veya bar veya gece kulübünde yenilip içilen şeyler için).

Cheques : Çekler. Kılcal yüzey çatlakları. (kumar) fişler.

Czechoslovakian : Eski bir ülke olan çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan kimse. Çekoslavak. Çekoslovakyalı kimse. Çekoslovak çekoslovak.

Czech : Çekçe. Çekoslovakyalı kimse.

Czekh : Eski bir ülke olan çekoslovakyalı. Çek cumhuriyetli.

Bill of exchange : Ticaret senedi. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödek. Kambiyo senedi. Bir alacaklının borçlusuna hitap ederek borcunu ödemesi için yazı ile gönderdiği ödeme emri. Tahvil. Poliçe. Poliçe kambiyo senedi.

Czechs : Çekoslovakyalı kimse. Çek dili. Çekçe.

Check : Denetlemek. Karelerle kaplamak. Kontrol etmek. Karşılaştırmak. Çek yazmak. Tutmak. Çek keşide etmek. Belirtim. Denetleme yapmak.

Czechoslovak synonyms : czechoslovakia, czechoslovaks, czechoslavakian, acquittance.