European türkçesi European nedir
- Frenk.
- [#avrupa Avrupalı].
- Avrupa'ya ait.
- Avrupa.
- Avrupa ile ilgili.
- Alafranga.
- Biseksüel.
- Avrupai.
- Avrupa'ya özgü.
European ile ilgili cümleler
English: Ali likes American movies, but Mary likes European movies.
Turkish: Ali Amerikan filmlerini seviyor ama Mary Avrupa filmlerini sever.
English: Austria is a member of the European Union.
Turkish: Avusturya ,Avrupa Birliği'nin bir üyesidir.
English: Although many European researchers have studied ancient Persian literature in the nineteenth century, the new world is not paying attention to our contemporary literature.
Turkish: Birçok Avrupalı araştırmacılar on dokuzuncu yüzyılda eski Fars edebiyatı eğitimi almasına rağmen, yeni dünya çağdaş edebiyatımıza dikkat etmiyor.
English: An agreement between European countries is needed.
Turkish: Avrupa ülkeleri arasında bir anlaşma gerekli.
English: Albania wants to join the European Union.
Turkish: Arnavutluk, Avrupa Birliği'ne katılmak istiyor.
European ingilizcede ne demek, European nerede nasıl kullanılır?
European agreement on culture : Avrupa kültür anlaşması.
European agricultural guidance and guarantee fund : Avrupa birliğinin ortak tarım politikasının finansmanını sağlamak amacıyla 1962 yılında oluşturulmuş fon. krş. avrupa birliği ortak tarım politikası. Avrupa tarımsal yönlendirme ve garanti fonu. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
European anti fraud office : Avrupa yolsuzlukla mücadele ofisi. Avrupa yolsuzlukla mücadele bürosu.
European army : Avrupa ordusu.
European atomic energy agency : Avrupa atom enerjisi kurumu.
European charter of fundamental rights : Avrupa temel haklar şartı.
European bank for reconstruction and development : Avrupa imar ve kalkınma bankası.
European capitals of culture : Avrupa kültür başkentleri.
European avocet : Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 43 cm kadar uzunlukta, çok ince ve uzun bir gagası olan, tüyleri ak, kanatları kara, kuzey avrupa ve asya'da yaşayan, güneye göç eden bir tür. Kılıç gagalı.
European burmese cat : İngiltereden köken alan, birmanya ile aynı kökenden gelmesine rağmen farklı görünüm ve standartlara sahip olması nedeniyle ayrı bir ırk olarak kabul edilen, tüyleri kısa, ince, yumuşak ve parlak, dayanıklı, sağlıklı, konuşkan ve dışa dönük yapıda, köken aldığı birmanya ırkı gibi uç bir yüz ifadesine sahip olmayan ve yüz yapısı daha kısa olan, kısa tüylü kedi ırkı, yabancı birmanya kedisi. Avrupalı birmanya kedisi.
İngilizce European Türkçe anlamı, European eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak European ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Netherlander : Hollandalı.
Thracian : Trakyalı. Trakya. Trakya'ya özgü.
Frenchwoman : Fransız kadını. Fransız kadın.
Cypriot : Kıbrıs. Kıbrıs'a ait. Kıbrıslı. Kıbrıs'a özgü.
Roman : Katolik kilisesine ait. Roma mimarisine ait. Katolik. Romalı. Roma (eski). Latin. Roma'ya özgü (eski). Roma´ya özgü. Romalı (eski). Roma'lı.
Scotchman : İskoçyalı.
Norse : Norveç lisanı. Norveç. İskandinavya.
Euro : Avrupa merkez bankasınca çıkarılan avrupa iktisadi ve parasal birliği resmi para birimi. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Avro.
Dalmatian : Dalmaçya köpeği. Eski yugoslavyadan köken aldığı düşünülen, rengi siyah beyaz, benekli ve neşeli, orta büyüklükte, dayanıklı, kısa ve sert tüyleri rastgele dağılan, siyah veya kahverengi birbiriyle birleşmeyen beneklerle süslü, beneklerin belirginliği ve dağılımı arttıkça daha değerli kabul edilen, yavruları tamamen beyaz doğan ve benekleri sonra ortaya çıkan, oyuncu, neşeli fakat kindar, zeki ve inatçı bir karakterde, aşırı derecede duyarlı ve sadık, orta çağlarda av köpeği, 1800'lerde popüler bir at arabası köpeği, askeri bekçi, sirklerde gösteri, kemirgen avcısı, av, çoban ve koruma gibi pek çok alanda kullanılan, çok yönlü, günümüzde ise ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Dalmaçyalılara ait. Siyah benekli beyaz bir cins iri köpek. Dalmaçyalı.
Rumanian : Romen. Romanya. Romanyalı.
European synonyms : irish person, irelander, kelt, saami, langobard, eurafrican, frank, eurasian, saame, bisexuals, continentally, teuton, german, bulgarian, lapp, icelander, czechoslovak, old world, indweller, magyar, northman, frankers, europeans, continental, grecian, same, european style, inhabitant, belorussian, iberian, yugoslav, franks, pole.
European zıt anlamlı kelimeler, European kelime anlamı
Artificial language : Belirli bir kullanım veya amaç ile uluslararası alanda yaratılmış olan dil. Belli bir kişi veya küçük grup tarafından özel olarak icat dilmiş olan dil. Yapma dil. Yapay dil.
European ingilizce tanımı, definition of European
European kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A native or an inhabitant of Europe. Of or pertaining to Europe, or to its inhabitants.

Bu kısımda European kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede European ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce European anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz European ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.