Avrupa nedir, Avrupa ne demek

Avrupa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit saç traşı, başın ön tarafında bırakılan saç, kâkül.

Entarinin arka tarafında, omuzlarla boyun arasında kalan kısım.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Bir tıraş biçimi. (Alayunt -Kütahya)

İngilizce'de Avrupa ne demek? Avrupa ingilizcesi nedir?:

europe

Almanca'da Avrupa ne demek?:

europa

Fransızca'da Avrupa ne demek?:

europe

Avrupa hakkında bilgiler

Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusunda bulunan, yarımada şeklindeki kıta. Dünyanın en küçük ikinci kıtasıdır.

Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib), güneşin battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlara geçen bu ad, Yunancada Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir.

Ayrıca mitolojide Finike kralı Agenar ile Telepassa'nın kızının adıdır. Boğa şekline giren Zeus tarafından İda'ya kaçırılmış, Zeus'tan Minos, Sarppedon ve Rhadamnthys isminde üç oğlu olmuştur; adı bu yarımadaya verilmiştir.

Öteden beri büyük krallık ve imparatorluklara beşiklik yapmış bu yarımada, endüstri devriminden sonra da gelişmişliğini korumuş ve diğer tüm kıtalara göre endüstrileşmesini kısa sürede tamamlamıştır.

 

Avrupa ile ilgili Cümleler

  • Birçok Avrupa mutfakları orada kuru malzemeler tartıldığından dolayı bir teraziye sahiptir, Amerika'da tam tersine onlar hacimle ölçülmektedir.
  • Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.
  • Birçok Avrupalı ​​araştırmacılar on dokuzuncu yüzyılda eski Fars edebiyatı eğitimi almasına rağmen, yeni dünya çağdaş edebiyatımıza dikkat etmiyor.
  • Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.
  • Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.
  • Çok sıkıcı olduğunu düşündüğü Avrupa dillerinden sinirlenen Christopher Columbus Columbian dilini icat etti, öyle karmaşık bir dildi ki onu sadece o konuşabildi.
  • Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
  • Avrupa Birliği'nin teorik olarak aynı haklara sahip 23 resmi dili var ama uygulamada yalnızca üç dil işliyor: İngilizce, Fransızca ve Almanca.
  • Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov dedi ki: "Biz müeyyideleri uygulamaya koymadık. Biz bu müeyyidenin genişleyen helezonlarını başlatmadık." Biz bir ipucu aldık: "Haydi kriterler hakkında uzlaşalım. Siz bu kriterleri yerine getireceksiniz, biz de müeyyideleri kaldıracağız". "Ama bizim onlarla görüşeceğimiz hiçbir şey yok. Biz kesinlikle bu durumdan çıkacağız, hatta, bence, avantaj ile çıkacağız. Müeyyidelerin negatif etkisini hisseden Avrupalı ortaklarımız kendileri için sonuçlar çıkarmalılar. Bunlar onların sorunları, bizim değil."
  • "Esperanto: Avrupa veya Asya dili" denemesinde Claude Piron, Esperanto ve Çince arasındaki benzerliği gösterdi ve Esperanto'nun yalnızca Avrupa merkezli olduğunu ortaya koydu.
 

Avrupa anlamı, kısaca tanımı:

Dünya : Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Herkes. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu.

Avrupa kayını : Avrupa'da yetişen bir tür kayın.

Avrupai : Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi.

Avrupalı : Avrupa'ya özgü, Avrupa ile ilgili olan. Avrupa'da yaşayan, Avrupa halkından olan kimse.

Avrupalılaşmak : Avrupalıların düşünce, davranış ve yaşantılarını benimsemek.

Avrupalılık : Çağdaş olma, düşünce ve davranışta Batı ölçülerinde bulunma.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Yıldız.

Asya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Batı : Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı.

Atlas : Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran deniz, ana deniz, umman.

Yarım : Saatte on iki otuz. Bir bütünün yarısı olan miktar. Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan.

Avrupa alabalığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, üstü lekeli, Avrupa ve Türkiye tatlı sularında yaşayan bir tür. Büyük lekeli alabalık. (Salmo trutta var. fario): Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 20-30 cm. Üstü lekelidir. Avrupa ve Türkiye tatlı sularında yaşar.

Avrupa atom enerjisi topluluğu : Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda tarafından atom enerjisinin kullanımına sınırlama getirilmesini ve söz konusu enerjinin sadece barışçıl amaçlar için kullanılmasını sağlamak üzere Roma Anlaşması ile 1958 yılında oluşturulan ve Avrupa Birliği’ne giden yolu açan üç topluluktan biri.

Avrupa ayaktopu birliği : Avrupa'daki ulusal ayaktopu birliklerinin bağlı bulundukları uluslararası kuruluş.

Avrupa birincileri karşılaşmaları : Avrupa ülkelerinin lig birinciliğini kazanan takımları arasında düzenlenen ayaktopu karşılaşmaları.

Avrupa birleşik devletleri : Avrupa Ekonomik Topluluğu çerçevesinde siyasal birliği de amaçlayan en son aşama.

Avrupa birliği : 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu adıyla kurulan iktisadi bütünleşmeyi gerçekleştirdikten sonra Avrupa Topluluğu adını alan ve 1992 yılında Maastricht Anlaşması ile Avrupa Birliği’ne dönüşen, üye devletler arasındaki siyasal ve hukuki birleşmeyi amaçlayan birlik. Birliğin üye sayısı 1995 yılında Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla on beşe, 2004 yılında ise Estonya, Litvanya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Polonya, Macaristan, Malta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin katılımıyla yirmi beşe çıkmıştır.

Avrupa birliği adalet divanı : Roma Anlaşması'nda yer alan hükümlerin yorumlanması, uygulanması ve bunlardan doğabilecek sorunların hukuka uygun bir biçimde çözümlenmesi amacıyla kurulmuş Avrupa Birliği’nin yargı organı.

Avrupa birliği bakanlar konseyi : Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin Bakan düzeyindeki temsilcilerinden oluşan, yasama yetkisini Avrupa Parlamentosu ile yürütme yetkisini ise Avrupa Birliği Komisyonu ile beraber kullanan temel karar organı.

Avrupa birliği gıda güvenliği danışma kurulu : Avrupa Birliği Parlementosu ve üye ülkelere, gıda ve yem güvenliği konularında bilimsel tavsiyelerde bulunan resmi danışma kurulu, EFSA.

Avrupa birliği kodu : Üretilen herhangi bir madde için Avrupa Birliği tarafından belirlenen kod numarası, EC kodu. Her bir gıda katkı maddesi için Avrupa Birliği tarafından belirlenen kod numaraları, EC kod, E kod.

Diğer dillerde Avrupa anlamı nedir?

İngilizce'de Avrupa ne demek? : n. Europe

adj. European, of European origin, of or pertaining to Europe

pref. Euro

Fransızca'da Avrupa : l'Europe

Almanca'da Avrupa : n. Abendland, Okzident

npr. Europa

Rusça'da Avrupa : adj. европейский

npr. Европа (F)