Old world türkçesi Old world nedir

  • Eski dünya (avrupa, asya ve avrupa).
  • Eski dünya.
  • Asya ve afrika.
  • İnsanın en eski çağlardan beri tanıdığı, üzerinde yaşayıp uygarlıklar kurduğu asya, avrupa ve afrika'ya verilen ad.
  • Eskidünya.
  • Modası geçmiş.
  • Avrupa.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Old world ingilizcede ne demek, Old world nerede nasıl kullanılır?

Old : Pişkin. Deneyimli. İhtiyarlamak. Köhne. Kart. Eski zamanlar. Yaşlı. İhtiyar. Önceki. Büyük.

World : Toplum. Yeryüzü. Alem. Arz. Üçüncü dünya. Yer. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Cihan. Dünya. Evren.

Old world apes : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfının, maymunlar (primates) takımının, gerçek maymunlar (simiae) alt takımından, burun duvarları dar, burun delikleri birbirine yakın ve aşağı doğru, 32 tane dişleri olan, yanakları keseli, sarılıcı olmayan kısa bir kuyrukları bulunan bir üst familya. eski dünya maymunları. Dar burunlu maymunlar.

Old world flycatchers : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımından, boyları küçük, gagaları kısa, yarık ve dibinde kıllar bulunan, kuyrukları dört köşeli, 2700 kadar türü olan, benekli sinekkapan (muscicapa striata), küçük sinekkapan (ficedula parsa), kara sinekkapan (f.hypoleuca) türleri iyi bilinen bir familya. Sinekkapangiller.

 

Old world hookworm : Avrupa’da insan ve hayvanların ince bağırsaklarında parazitlenen en yaygın kancalı kurt türü, uncinaria duodenalis, ancylostoma duodenale. Avrupa kancalı kurdu.

Old world sun birds : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, öz ötücüler (oscines) üst familyasından, gagaları ince ve uzun, kanatları sivri, tüyleri madeni parlaklık gösteren, küçük kuşları içine alan bir familya. Nektaremengiller.

Old world rats and mice : Sıçangiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımının, yalın dişligiller (simplicidentata) alt takımından, sıçanımsılar (myomorpha) bölümünden, kara ve su hayatına uyum gösteren, hem besin maddeleri hem de ev eşyaları için çok zararlı, hastalık taşıyan, çok çabuk üreyen türleri olan bir familya.

İngilizce Old world Türkçe anlamı, Old world eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Old world ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corny : Mısır. Tahıl. Aptal. Tanecikli. Eski. Nasırlı. Basmakalıp. Klişe. Ele geçirmek. Çok kullanılan.

The continent : Avrupa kıtası. Britanya dışındaki avrupa ülkeleri. Kıta avrupası. Avrupa anakarası. Kıta.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

 

Alluvial deposit : Lığ. Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Eur : Avrupalı.

The old world : Afrika asya ve avrupa.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Europe : Komitesi.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Fossilized : Tarihi. Eski. Taşlaşmış. Çağ dışı. Antik. Fosilleşmiş. Günü geçmiş.

Old world synonyms : dated, altimetric profile, european, air route, aluvial coast, agricultural co operative, demode, anachronistical, aluvial terrace, abrasion platform, archaic, back number, fogyish, agricultural production, antiquated, the ancient world, age pyramid, corniest, deprecated, anachronic, agricultural specialisation, cornier, ageing of the population, afforestation, behind the times, adventife cone, euro, demoded, fustier.